Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » “Dungeon Crawl Classics RPG” İncelemesi

“Dungeon Crawl Classics RPG” İncelemesi

dungeon-crawl-classics

Goodman Games adlı şirket bir zamanlar, sessiz sedasız, Dungeon Crawl adı altında, Paizo gibi kendi macera serilerini çıkarıyordu. Sonra bir gün dediler ki, “Neden biz de Paizo’nun çıkardığı Pathfinder gibi kendimize has bir sistem çıkarmayalım.”

İstiyorlardı ki, hem Old school dediğimiz, Dungeon & Dragons oyunlarının temelini oluşturan 1st Edition tadında olsun hem de öyle yenilikler içersin ki oyuncular bir hoş olsun.

dungeon-crawl-classics-kapakVe Dungeon Crawl Classics oyununu çıkardılar. Öyle bir oyun çıkardılar ki okuduğumda Dnd Next’i boşuna beklediğimizi düşündürttü bana. Okudukça, bu oyun karşısında eğilecek ve bir an önce karakter yapmak için can atacaksınız.

Bu oyunu özel kılan ne? Şimdi bunlara cevap vermeye çalışacağım.

Oyuna Leveli “0” olan misal bir fırın sahibi, bir köylü, bir mezar görevlisi hem de bir avcı olarak başlıyoruz. Aynen öyle. Her oyuncu başına 4-5 karakterle başlıyoruz oyuna. Her oyuncu karakterlerini yaptığında yirmi tane köylü ile maceramıza atılıyoruz. Acımasız yaratıkların, zorlu tuzakların hedefi olup sırayla dökülüyor karakterler. Yavaş yavaş mefta olurlarken biz de bunlardan en az bir ikisinin hayatta kalması ve Level 1 olabilmesi adına mücadele veriyoruz başlarda.

Sonra başarıyoruz, yeterli tecrübeyi kazanıyor ve bazı karakterlerimizi 1. Seviye yapıyoruz. Ancak şimdi sınıf seçebiliyoruz. Savaşçı mı olacağız, büyücü mü olacağız, ne olacağız?

Sınıfları görünce, önce “Evet, ben bunları biliyorum” diyorsunuz ama bir bakıyorsunuz durum farklı , “Ne oluyor?” diye kendinize sormaya başlıyorsunuz.

Sınıflar arasında halfling, elf ve dwarf var. Diğer sınıflar da thief, cleric, warrior ve wizard.

Evet, ırklar da bir sınıf. Elfler hem büyü yapabilen hem savaşabilen üstün bir ırk, halflingler hem hırsızlardan hem de savaşçılardan kabiliyetlerle donanmışlar. Dwarflar savaşçı gibi ama başka meziyetleri de var.

Oyunun başında 0. Seviye karakterler olarak oyuna başladığımızı söylemiştim. Bu esnada tamamen rastlantısal olarak karakterlerimizi belirliyoruz. Bu zarlarımızı atarken nitelikleri, meslekleri ve ırkları birbirinden farklı 4-5 karakter yaratıyoruz ve eğer oyunun başında karakterin ırkı belirliyse, bunu sınıf seçerken değiştiremiyoruz.

Sınıfları okumaya başladığınızda ise ağzımızın suyu akmaya başlıyor. Her sınıf birbirinden çok farklı.

Cleric sınıfı Dnd’de seçilmez pek. “Hemşire olmak istemiyorum” der bazı oyuncular. Ama burada işler değişiyor. “Divine favor” denen bir meleke sahibi clericler. Seçtiği tanrıdan bir dilek, bir mucize talep edebiliyor. “Bu elimdeki mum ateş alsın tanrım” diye yalvarırsa, zorluk derecesi az olan zar atması gerekirken; “Denizler yarılsın da geçelim bu yoldan tanrım” isteği tabii ki daha zor gerçekleşiyor. Cleric sınırsız büyü gücüne sahip. Yaptığı büyüler aşina olduğumuz büyüler. Oyunu burada dengeleyen unsur ise tanrısı. Her başarısız dua, bir sonraki duanın daha da başarısız olmasına sebep oluyor. Öyle bir an geliyor ki artık cleric’in duaları kabul bulmuyor. Bu aşamada cleric tanrısına dua etmeli, ibadet etmeli vs. Roleplay’e hoş geldiniz. Turn undead ise, turn unholy oluyor. Seçtiğimiz alignment’a göre tablolarla verilmiş kabiliyetimizin getirileri.

Warrior için deed zarı var. Atılan 20’lik zara ekleniyor. Bu deed zarı atılarak encounter sırasında manevra yapabiliyoruz. Dnd Next ‘e selam olsun.

Thief hangi alignment’ı seçmişse ona göre skillerde ustalık kazanıyor. Arkadan vurma olayında da eğer vurduysa direkt olarak kritik hasar veriyor. Bu da onu çok ölümcül yapıyor.

Wizard için ise nasıl cleric için tanrılar varsa, onun da güç aldığı bir takım güçler mevcut. Bu varlıklardan yardım talep edebiliyor wizardlar. Ama dönüşü kötü oluyor. Bu varlığın wizard’tan talepleri oluyor. Wizard’ın kurban vermesi, bir feda yapması ya da acılar çekmesi gerekebiliyor. İşin güzel tarafı ise, tüm bu gereklilikler “varlığa” göre değişiyor, üstelik çok da detaylı tablolarla anlatılmış kitapta bu kısımlar. Büyücü gerçek bir büyücü gibi ve karanlık işler içinde.

dungeon-crawl-classics-gorsel1Gelelim büyülere. Dnd’deki kısa tanımlı büyüler, bu oyunda kendini detaylı kimi zaman 3-4 sayfalık büyü tanımlarına ve tablolara bırakıyor. Diğer artılarla beraber atacağımız zar sonucu büyünün gücünü ve kabiliyet aralığını belirliyor. Yaptın – yapamadın değil; ne ölçüde yaptın, kaç kişiyi etkiledin gibi farklı sonuçlar onlarca farklı varyasyonda tablolarla veriliyor. Misal DnD’deki kıytırık denebilecek curse, bless gibi büyüler ileriki seviyelerde işe yaramazken, bu oyunda ciddi silahlara dönüşüyor. Bir örnek vermem gerekirse “curse” büyüsünün en üst seviyesiyle bir köy ya da kasabayı tamamen lanetlemek mümkün.

Fumble-Critical hit tabloları oyunun bir güzel artısı. Her yaratık ve sınıfın kendi tabloları var. Misal ejderha kritik bir hasar verdiğinde, olabilecek varyasyonlar, bir devinkinden çok daha farklı verilmiş. Bir savaşçının bir hırsızdan çok daha farklı kritik hasarları var. Öyle bir-iki de değil , her bir yaratık sınıfı için yapılmış onlarca farklı varyasyondan bahsediyorum.

Daha birçok farklı nokta var Dungeon Crawl Classics’i beğenmenizi sağlayacak. Ama ben en önemli farkı sona sakladım.

Oyunda “zocchi dice” denilen ara zarlar kullanılıyor. d4,d6,d8,d10,d12,d20 zarlarını zaten biliyoruz. Bu bahsettiklerim ise d3,d5,d7,d14,d16 ve d30.

Bir beceriyi olması gerekenden daha iyi ya da daha kötü yaptığımızda bu zarları atmaya başlıyoruz. Misal iki elinde iki ayrı kılıç kullanma mekaniklerinde, sağ elimizi kullanırken d20 atarken, sol elimizi kullanırken d16 zarı atıyoruz gibi.

Oyunda feat yok. Uzun uzun açıklamalı skill kavramları da yok.

Ama bildiğimi tarz, zindanlar, ejderhalar, tuzaklar, yaratıklar ve hazineler.

Sadece eski bildiklerimize yeni ve üstelik çok keyifli bir bakış açısı.

Zaman kaybetmeden saldırın, bu kitabı okuyun. Oynayın, oynatın.

Oyunun 480 sayfalık kural kitabını buradan satın alıp hemen oynamaya başlayabilirsiniz.

Game of Thrones 1995 Style
"The Dungeon Alphabet" İncelemesi