Anasayfa » İncelemeler » Drizzt Efsanesi ve The Last Threshold İncelemesi

Drizzt Efsanesi ve The Last Threshold İncelemesi

last-threshold-banner

Bu yazıyı bekleyen pek çok kişi olduğunu biliyorum. Charon’un Pençesi kitabından sonra serinin devam kitaplarını okuma fırsatı bulamadınız.

Ben de bu fırsatı bulamayanlar ve Drizzt’in ve Diyarlar’ın başına neler geldiğini merak edenler için Charon’un Pençesi’nden sonra çıkan 3 kitabı kısaca özetlemek istedim.

DİKKAT! SPOILER İÇERİR!

Neverwinter (Kışgörmez) Serisi, 4. Kitap : The Last Threshold (Son Eşik)

Drizzt, Charon’un Pençesi’ni yok etmek ve Entreri’yi bağlayan laneti kaldırmak amacıyla kılıcı korkunç primordialın çukuruna atmış, silah yok olmuş ancak Entreri silahla birlikte ölmemiştir. Entreri ise öleceğini düşünmüş ve kılıç çukura düşerken Drizzt’e, “Seni her zaman kıskandım,” sözlerini söyleyerek hepimizi duygulandırmıştı. Ama sonrasında ölmediğini fark edip epey utanmıştı. Bu kalpsiz suikastçı sonunda duygusallaşmaya, hatta iyileşmeye mi başlamıştı?

the-last-threshold-neverwinter-saga-book-ivDrizzt ise sevgilisi diyebileceğimiz dişi elf Dahlia ile ilişkilerini farklı bir boyuta taşımıştır. Dahlia psikopat bir tavır içerisinde kendisini öldürebilecek eşler bulup sonunda onları kendisi öldürüyordu. Drizzt’e başta o gözle baksa da zamanla ona karşı ısınmaya başlamıştır -sadece cinsel anlamda da değil-. Bu durum Entreri, Drizzt ile yolculuk etmeye karar verene kadar devam eder. Bir yandan da Dahlia’nın öldüğünü sandığı oğlu warlock Effron da grupla birlikte yolculuk etmeye karar verir çünkü efendisi Dragyo Quick’e ihanet etmiş ve sürülmüştür.

Entreri ve Dahlia, aslında Drizzt ve Dahlia’dan daha çok birbirlerine benzemektedirler. İkisi de sırf emir verildi diye adam öldüren, merhamet duygusu olmayan -en azından eskiden- duygusuz savaşçılardı. Zamanla Entreri ve Dahlia yakınlaşmaya başlamış ve Drizzt ise Charon’un Pençesi’nin de verdiği gazla ikisine kin gütmeye başlamıştı. Kılıç yok olduktan sonra bu duygularının kılıç yüzünden olduğunu fark edip rahatladı ancak bilmediği şey, Entreri ve Dahlia arasında gerçekten bir şeyler olduğuydu…

Grubumuz bu kadar değil elbette. Shadowfell’den -Gölge Düzlemi- bir grup kiralık askerle birlikte gelen cüce rahibe Ambergis, insan keşiş Afafrenfere, Drizzt, Entreri, Dahlia ve Drizzt’in yanına geri dönmüş olan Guenhwyar…

Olayları hızlı geçeceğim. Netheril’in yüksek lordlarından olan Dragyo Quick, Guenhwyar’ı vermiş ancak panteri büyü yoluyla kendisine bağlayarak ne zaman isterse panterin gözlerinden görüp kulaklarından duyabilmektedir. Hem bu sebepten hem de yaptıkları için intikam almak amacıyla ekibimiz Dragyo Quick’in gölge düzlemindeki kulesine baskın düzenler. Eh, sonunda Drizzt ve Effron yakalanmış; Entreri, Afafrenfere ve Dahlia bir medusanın bakışlarıyla taşa dönüşmüş, Ambergis ise ışınlanarak kaçmıştır.

İlginizi Çekebilir  Diskdünya Serisinin Yeni Kitabı "Eric" Raflarda

drizzt-fasizm-1Drizzt lüks döşenmiş bir odada, en iyi koşullarda bakılarak bir yıldan uzun bir süre esir olarak yaşamıştır. Dragyo Quick, Drizzt ile sohbet etmek üzere belirli aralıklarla onu ziyaret edip dini konularda konuşmuştur. Netheril lordları Toril’in büyük bir olay yaşadığını, tanrıların kıpırdanmaya başladığını ve eskiden iç içe geçmiş olan Abeir, Toril ve Shadowfell düzlemlerinin ayrılarak eski haline dönmeye başladığını keşfetmişlerdir. Ve eski yazıtlardaki kehanetleri de dikkate alarak yakın zamanda tanrıların ve tanrıçaların özellikle gözettiği Seçilmişler’i aracılığıyla mücadeleye başlayacaklarını fark etmişlerdir. Drizzt ise ruhen ve kalben inandığı ormanlar tanrıçası Mielikki’nin mi, yoksa kaos ve drowların habis tanrıçası Örümcek Kraliçe Lolth’un mu Seçilmiş’i olduğunu öğrenmeye çalışmaktadırlar.

“Drizzt hayatta Lolth’a inanmaz!!!” diyenleri duyuyorum. Bu işler öyle yürümüyor maalesef. Bir tanrının iradesi karşısında bir ölümlünün iradesi nedir ki? Drizzt, Lolth’un gözettiği her şeye ihanet etmiş ve bundan sağ çıkmış olsa da sebep olduğu karmaşa ve kaos yüzünden Lolth’un gözdelerinden biri haline gelmiştir. Ancak Drizzt, kendini tamamen Mielikki’ye adamış bir korucu olduğu için ileriki zamanlarda Lolth ve Mielikki arasında bir savaş çıkması kaçınılmaz olmuştur. Bir sonraki yazılarımda diğer kitapları anlattığımda bu savaşı ayrıntılı bir şekilde göreceksiniz.

Jarlaxle, dostlarımızı kurtarmıştır -üstüne Kimmurel, keskin zekasını kullanarak Bregan D’aerthe ve Netheril arasında uzun süreli bir ticaret anlaşması yapmıştır- ancak onları uyarır. Gauntlgyrm madenlerinde karşılaştıkları Baenre ve Xorlarrin Evi drowları, Drizzt Do’Urden’in varlığını öğrenmiş ve onu avlamak üzere yüzeye gelmektedir. Drizzt ve dostları da -ekip aynı- saklanmak üzere Buzyeli Vadisi’ne, gerçekten evim dediği yere gitmeye karar verir ama asıl amacı farklıdır. Çünkü sizlerin de bildiği üzere Buzyeli Vadisi’nde söylentiler dolaşmaktadır. Buz Denizi’nin ötesinde sıcacık (!) bir orman olduğu ve bu ormanda kızıl saçlı, mavi gözlü bir kadının şarkı söyleyip dans ettiği söylenmektedir. Drizzt ihtimal vermese de bunun ölümsüz aşkı Cattie-Brie olduğunu düşünür. Dahlia ise Drizzt’le her bulduğu fırsatta kavga ederek, “O öldü, bir hayaletin peşinden gitmenin anlamı yok!” diyerek kıskançlık krizlerine girmektedir.

İlginizi Çekebilir  Rol Oyunları Türkiye Kanalını Takibe Alın

Drizzt-incelemeBu sırada ismi önemsiz bir büyücü hepimizin Cadderly kitaplarından tanıdığı lanet olası küçük iblis Druzil’in onu kandırması ile Abyss düzleminden bir iblis, bir balor çağırmıştır. Bu balorun Erttu olduğunu söylememe gerek yok. Erttu hâlâ Drizzt’ten intikam alma arzusuyla delirdiği için onun peşinden On Kasaba’ya gider ancak Drizzt ve dostları çoktan Buz Denizi’nin ötesindeki ormana gitmişlerdir. Drizzt yerine başka drowları, gene Drizzt’i öldürmek üzere gelen Tiago Baenre ve yandaşlarını bulur. Tiago, Gauntlgyrm ocaklarından üretilme müthiş müthiş müthiş güçlü silahı ve kalkanıyla Erttu’yu tek başına yener ve kasaba halkı, Tiago’nun bir heykelini yaparak ona tapmaya başlar. Tiago, birkaç yıl On Kasaba’da dolaşarak Drizzt’i aramaya devam eder ancak Drizzt’ten hiçbir haber yoktur. Nerede bunlar?

Drizzt ve dostları ormana gider ve fark ederler ki orman söyledikleri gibi sıcacık yemyeşil değil, soğuk ve ölmeye yüz tutmaya başlamıştır. Sadece ufacık bir yuvarlak alan, sıcak ve yeşil çimlerle kaplı bir alan hâlâ etkisini korumaktadır. Dostlarımız bu alana girer girmez derin bir uykuya yatarlar ve 18 yıl kadar uyurlar. (Bu yılın önemini The Companions yazımda anlayacaksınız) Onları uykuya yatıranın Mielikki olduğunu söyleyebilirim.

Uyanırlar, Vadi’ye dönerler; Dahlia, “Senin lanet olası unutamadığın karının peşinden hiç uğruna yıllarım kayboldu, sen çok oldun!” diyerek Drizzt’e saldırır. Drizzt ise zaten bunalımdadır ve Dahlia’ya hiç karşılık vermeden gülümser ve darbeleri kabul eder. En son Dahlia, Drizzt’i bir güzel karnından deşerek uçurumdan aşağı atar ve ölüme terk eder. Diğerlerine Drizzt’in gittiğini ve geri gelmeyeceğini söyleyerek kalan ekiple birlikte güneye doğru yola çıkarlar. Drizzt ise gözlerini açar ve ölmekte olduğunu fark eder. Ruhunun bedeninden ayrılarak gökyüzüne, semavi katlara, Cennetler’e doğru uçtuğunu fark eder ve çok sevdiği karısı Cattie-Brie ve diğer dostlarının sıcak karşılama seslerini duyar…

Yoksa gerçekten onlar mıydı?

Last Threshold bu şekilde sonlanıyor. Bir sonraki kitap, The Sundering serisi 1. kitabı The Companions (Salon’un Yol Arkadaşları) yazısıyla maceraya devam edeceğiz takipte kalın!