İncelemeler

David Lynch Severleri Ekrana Kilitleyecek Bir Oyun: Who’s Lila?

Türünün alışılagelmiş oyun mekaniklerini bir kenara bırakın ve sizi alıştığınızın dışında bir deneyime davet ediyorum: Who’s Lila?

Bu click-and-point oyunlarından farklı bir yaklaşımla tasarlanan 1-bit oyun, sıradanlığın ötesinde bir tersine dedektiflik serüvenine dönüşüyor. Ekran başında otururken, defalarca “şu an ne izliyorum?” diye sorgulatan bu oyunun en dikkat çekici yanı ise karar verirken diyalogların değil “yüz ifadelerinin” kullanılıyor olması.

Senenin En İlginç Korku Oyunlarından Biri: Who’s Lila?

Ana karakter William, yüz ifadelerini okumayı ya da bunları normal bir şekilde sergilemeyi bilmeyen liseli bir genç. Hikayenin temelleri, William’ın yakın zamanda bir parti sırasında tanıştığı Tanya’nın aniden ortadan kaybolmasıyla atılıyor ve oyununun ana eksenini oluşturuyor. William’ın hikayesini geliştirirken, oyuncular olarak bizler, girdiği diyaloglarda kendi maceramızı şekillendirmek için yüz ifadelerini manüel olarak kullanıyoruz. Bu eşsiz mekanik, oyuncuları hikayeye daha derin bir bağlamda dahil ederken, William’ın kaderini doğrudan etkileme fırsatı sunuyor.

Oyunun gidişatı oldukça düz bir çizgide ilerlese de aynı zamanda bir o kadar da meydan okuyucu. Bulmacaları çözerek hikayede ilerlemek için iyi gözlem yapmak gerekiyor. Ayrıca oyunda gizli nesneleri bularak ekstra içeriklere de ulaşabiliyorsunuz. Gözünüz açık olsun, oyunun 15’den fazla sonu var.

Lila’nın kim olduğunu bulmaya çalışmanın yanı sıra, oyun aynı zamanda diğer karakterle olan etkileşimlere de büyük önem veriyor. William’ın diğer karakterlerle olan ilişkileri, duygusal bağları ve diyalogları, oyunculara derinlemesine bir oyun deneyimi sunuyor. Özellikle felsefi yaklaşımları seven bir oyuncuysanız Who is Lila? sizi düşüncelerinizin derinliklerine çekerek sorgulayıcı bir yolculuğa çıkarabiliri kendinizi oyunu oynarken, yan ekranda Thomas Nagel’in “Yarasa Olmak Neye Benzer” kitabını kurcalarken bulabilirsiniz.

Sonuç Olarak

Oyun David Lynch’in çalışmalarından ilham alan stili, farklı renk paletleri ve oyun müzikleri ile karanlık ve atmosferik bir ortam oluşturmayı çok güzel başarmış. 6 saatten fazla oynanışa sahip olduğu söylense de bir noktada oyunun istediği çizgide ilerlemeyince tıkanıp kalması sinir bozucu bir noktaya geliyor. Diğer oyunculardan bunu pek duymasam da 4 saatlik oynanışım boyunca 3 defa oyun kırıcı buga denk gelip farklı savelerde tekrardan başlatmak beni biraz yordu. Çok sonradan anladım ki sık sık oyunda save alıp farklı noktalara gidebilmek için kullanmak lazımmış, ama bunu sonlara doğru fark edince çok da işime yaramadı. Geliştirici stüdyo Garage Heathen oyuna gelen yorumlar ve geri dönüşlerle oldukça ilgili. Henüz ikinci oyunları olmalarına rağmen 2 yerel ödül de kazanmışlar.

Sonuç olarak, oynanışını ve dünyasını çok beğensem de hikayede takılıp kaldığım yerlerin yorgunluğu zamanla oyundan sıkılmama yol açtı. Dedektiflik ve gizem dolu oyunları çok seven biri olarak oyunu biraz hayal kırıklığı ile kapatmış olsam da ilk 3 saati oldukça keyifliydi. Türün hayranı olanlara önerirken, casual oyunculara çok da önermeyeceğim bir oyun olarak kütüphanemde yerini aldı. Sizler de incelemek isterseniz oyunu Steam sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Bizi sosyal medya kanallarımız dışında Google News üzerinden de takip edebilirsiniz.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.