Son Haberler
Anasayfa » AYBABTU » Daha Bizden, Daha Yere Yakın – Black Mirror 5. Sezon İncelemesi

Daha Bizden, Daha Yere Yakın – Black Mirror 5. Sezon İncelemesi

Teknolojinin hayatımızı nasıl etkilediğine dair sosyolojik ve psikolojik çözümlemeler çıkarıp her bölümde izleyicisinin göğsüne fil oturtan Black Mirror, beşinci sezonuyla geri döndü.

Döndü dönmesine ama bu sezon bir değişik olmuş. Şimdi bu girişten diyeceksiniz ki “Yahu Özay, sen de hep iki arada bir derede kalıyorsun. İyi mi, kötü mü; adam akıllı söylesene şunu!” Evet, haklısınız fakat bu sezonda beğendiğim çok fazla şey olmasına karşın beğenmediklerim de fazlaydı.

Yeni Sezon Nasıl Olmuş?

Black Mirror’un, 5. sezonu üç bölümden oluşuyor. Tahmin edeceğiniz üzere her biri farklı konular üzerine değiniyor. Aralarından bir tek Rachel, Jack and Ashley Too isimli bölümü izlerken kendimi kaptıramadım.

Bu bölümde Miley Cyrus isimli ünlü pop şarkıcı var. Kendisine karşı pozitif düşüncelerim olmadığından olsa gerek, izlerken afakanlar bastı. Bölüm adeta kendi ünlü hayatı için çekilen bir yorumlama gibiydi. Şöhretin getirdiklerinden bunalan bir şarkıcı konu edinilmiş. Paralel olarak da bu şarkıcıya hayran olan genç bir kızımız ve onun karamsar ablası var.

Hikaye bir noktadan sonra bana kalırsa Black Mirror’un genel havasından çıkıp adeta Netflix gençlik dizisine dönüştü. Bu açıdan bakıldığında seriyle alakası olmayan bir havası vardı. Yine de anlatmaya çalıştığı ana tema nedeniyle güzel bir bölümdü ama hikayenin gidişatı Black Mirror’un sıkı izleyicisini şaşırtabilir.

Geriye kalan iki bölüm Smithereens ve Striking Vipers, serinin en iddialı bölümleri değil. Fakat diziyi izlerken şunu fark ediyorsunuz: Bölümlerin her biri sinema kalitesinde çekilmeye başlanmış. Serinin haklarının Netflix’e geçmesinin ardından prodüksiyon kısmında kesenin ağzını açmışlar.

Ayrıca güvenli bir platforma taşındığı için uçarı kaçarı hikayeler de anlatmaktan çekinmiyor. Hatırlar mısınız bilmem ama ilk iki sezonun ardından İngiltere Hükümeti, Black Mirror yapımcılarına ulaşıp biraz frenlemeleri gerektiğini konusunda yorum yapmıştı. Bir önceki sezondaki sivri dil düşünüldüğünde bunların kulak arkası edinildiğini rahatça görüyorsunuz.

Karl Is Online

5. Sezon tema itibariyle daha yere yakın olmuş. Anlatılan hikayeler hem dönem hem de teknolojik gelişmeler itibariyle günümüze de yakın. Sezonun genel teması da zaten bunun üzerine kurulu.

Smithereens bölümünün sosyal medya konusundaki irdelemesi uçuk bir hikaye değil. Günümüz polisinin ve istihbarat teşkilatlarının edinemeyecekleri detaylı bilgilerin, sosyal medya şirketlerince daha kolay erişilebilmesini anlatıyor. Yere daha yakın giden temposu nedeniyle, benim için bu sezonun favorisi de bu bölüm oldu.

Striking Vipers ise fazlasıyla şaşırtıcı bir bölüm. İki sıkı arkadaşın artırılmış gerçeklik teknolojisine sahip bir oyunda paylaştıkları tecrübeyi anlatıyor. Ama bir garip anlatıyor. Sürpriz kaçıran da vermek istemiyorum fakat izleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Hepsinden öte Black Mirror’ın yeni sezonu öncekilere nazaran farklı bir temada duruyor. Sıkı izleyicisinin kafasını karıştıracağı kesin.