Son Haberler
Anasayfa » İncelemeler » The Companions İncelemesi – Bölüm 1

The Companions İncelemesi – Bölüm 1

Drizzt - The Companions banner

Sıkı durun! Belki de en güzel Drizzt romanına giriş yapmak üzeresiniz! Önceki yazımda en son Türkçe’ye çevrilmiş roman Charon’un Pençesi’nden sonraki roman olan The Last Threshold’u sizlere özetlemiştim. Çok fazla detaya girmek istememiştim çünkü o kitap bir geçiş kitabı görevi görüyordu – normalde planda olmayan bir kitaptı, sonradan eklendi-. Ancak bu yazıda elimden o kadar kolay kurtulamazsınız! Sırada The Companions!

Bu kitabı çok fazla övdüğüm için basitçe özetleyerek geçmek olmazdı. Ondan ayrıntılı bir şekilde anlatacağım. Yalnız yazı çok uzun olacağından sizler için yazıları bölmeye karar verdik. Bu okuduğunuz ilk parçası. İyi okumalar!

the-companions-the-sundering-book-1The Last Threshold’un sonunda Drizzt, sevdiceği Dahlia tarafından başından ölümcül bir biçimde yaralanmış ve Bruenor Yokuşu’nun (Kelvin Yığını) üstünde ölüme terk edilmişti. Sonra ruhunun bedeninden ayrıldığını hissetmiş ve ölümsüz aşkı Catti-Brie’nin sesini duyduğunu sanmıştı…

Drizzt’in bu anları Diyar Takvimi’ne göre 1484 yılında geçiyor. Oysa yeni kitabımız The Companions 1468 yılında başlıyor. Neden ki? Şok olmaya hazırlanın!

Unutulmuş Diyarlar’ın haritasına bir iki kere bakmış olanlar devasa Anauroch Çölü’nü bilirler. Ancak bu çöl 1372 yılında Netheril İmparatorluğu’nun dönmesi ve çölü tekrar yeşillendirmeye çalışmasıyla giderek bozkıra dönüşmeye başlamıştır. Yine de çöl iklimi hissedilmektedir.

Hikayemiz 1468 yılında Netheril İmparatorluğu’nun ele geçirdiği Bedine kabilelerinden birinin yakınında geçiyor. Bedine insanları, Anauroch Çölünde yaşayan pek çok kabileye mensuptur. Kısaca çöl insanları olarak düşünebilirsiniz. Büyü yapmaları kesinlikle yasaktır. Netheril, en ufak büyü izine rastlarsa anında gelip cezalandırmaktadır.

İki Netheril ajanı, bir kabiledeki muhbirleriyle buluşur ve küçük bir kız hakkında bilgi ister. Muhbire kızın kaç yaşında olduğunu ve diğer çocuklardan ne farkı olduğu sorulur. Muhbir, kızın 5 yaşında olduğunu ve sürekli şarkı söylediğini anlatır. Sıradan bir çocuk gibi değil mi? Ancak bu küçük kız, şarkı söyleyerek kabileden uzakta çölün ortasında yemyeşil bir koruluk büyütmüştür. Netheril ajanları bunu duyunca aradıkları kızın bu olduğunu ve tam da istedikleri tarihte doğduğunu hesaplarlar. 1463 yılında. 1463 yılının Takvim’deki ismi Year of the Reborn Hero yani Yeniden Doğan Kahramanın Yılı’dır. Pek bir şey çağrıştırmadı değil mi? Şokumuz yaklaşıyor…

drizztKitabımız sonra Ruqiah adındaki küçük bir kıza odaklanıyor. Aradıkları kız bu. 5 yaşında, kızıl-kahve saçlı, masmavi gözlü, yaşından olgun bir kız. Kızımız annesiyle çadırlarına dönerken annesi bir an dona kalır. İçeriden bir adam –iki Netheril ajanından biri- çadırdan dışarı çıkmaktadır. Kılıcıyla Ruqiah’ın annesini deşer, annesi de son bir çabayla Ruqiah’ı iterek “Kaç!” diye yalvarır; ancak Ruqiah, kaçmak yerine yere düşmekte olan annesini tutar ve yere yatırır. Adamlar da şaşırmış bir şekilde izlerler. Ardından Ruqiah mırıldanmaya başlar ancak kimseyle değil, kendiyle konuşmaktadır. O konuştukça sağ kolundaki bir dövme mavi mavi parlar ve bu parıltı kollarından annesinin yarasına akarak onu iyileştirmeye başlar. Netheril ajanları ise yarı şok yarı sevinç içinde kıza yaklaşır; aradıkları kız kesinlikle budur. Adamlar, “Ruqiah, kızım, gel bize,” derler. Ruqiah yavaşça yerden kalkar. “Benim adım Ruqiah değil,” der. Sonra ellerini açar ve bu sefer yine kolundaki bir dövme parlar ve ellerinden binlerce küçük yarasa çıkarak adamlara saldırır! Yarasalar adamları bıçak gibi kesmeye başlar. Ardından Ruqiah ellerini kaldırır, tepelerinde kırmızı bir top belirir ve bu topun içinden bir alev sütunu inerek ajanları yakar. Sonra yedi adet büyü mermisi Ruqiah’ın parmak uçlarından çıkar ve adamları döver. Ve Ruqiah canımızı yakacak o cümleyi söyler!

BENİM ADIM CATTI-BRIE!” diye haykırır ve gökyüzündeki bulutların arasından devasa bir yıldırım çağırarak Netheril ajanlarını oldukları yerde küle çevirir!

Zaten kızın fiziksel özelliklerinden Catti-Brie’ye ne kadar benzediğini fark etmiş olmalısınız. Pekala, kafanızı karıştırmamak adına 5 yıl öncesine, 1463 yılına gidiyoruz.

1463 yılı Gauntlagyrm kitabındaki olayların geçtiği tarih aslında. Bruenor’un Gauntlagyrm’i ve çevre diyarları kurtarmak için canını feda ettiği yıl. Bruenor, öldükten sonra gözlerini tanrısı Moradin’in Salonları’nda açmayı bekler ancak tıpkı Regis ve Wulfgar gibi yemyeşil bir ormanın içinde uyanır ve hepsi gibi genç bedenindedir. Ve ormanın içinde kendisiyle konuşmadan dans eden ve şarkı söyleyen Catii-Brie’yi, biricik kızını görür. Herkes ne olduğunu anlamaya çalışırken Catti-Brie şarkı söylemeyi keser ve yanlarına gelir.

drizzt-driderWulfgar ve Bruenor isyan etmektedir çünkü iyi bir hayat yaşadıklarını, savaşarak öldüklerini ve öldükten sonra Tempus ve Moradin’in Salonları’na giderek dinlenmek istediklerini söylerler. Catti-Brie ise durumu bir kehanetle açıklar:

“Eski olan tekrar yenilendiğinde,
Büyü tekrar dokunduğunda,
Ve Gölgeler küçüldüğünde,
Ve Tanrılar’ın kahramanları,
Faerun’da tekrar yürümek üzere uyandıklarında.
İnşa edilen şeyler yıkılabilir,
Ancak yıkılan şeyler yeniden inşa edilebilir,
Bu sırdır,
Bu umuttur,
Bu sözdür…”

Olayımız şu. Önceki kitapta Netheril lordlarının; Tanrıların kıpırdandığını, düzlemler arası bariyerlerin tekrardan oluştuğunu ve büyük bir değişim zamanının geldiğini fark ettiklerini söylemiştik. Drizzt’in kalben ve ruhen inandığı tanrıçası Mielikki, tıpkı diğer tanrı ve tanrıçalar gibi kendi adına savaşması için bir şampiyon seçmiştir ve bu şampiyon Drizzt Do’Urden’den başkası değildir. Ve en büyük düşmanı ise Örümcek Kraliçe Lolth’tur. Drizzt’in bu yolda yalnız dövüşmemesi gerektiğini ve onun, dostlarıyla daha güçlü olduğunu bilen Mielikki, Drizzt’in dostları öldüğünde ruhlarını çekerek Cennet katlarına gitmelerini engellemiş ve Buzyeli Vadisi’ndeki sıcacık, gizli büyülü bir orman olan Iruladoon’a yerleştirmiştir. Catti-Brie ise dans ederken Mielikki ile doğrudan bağ kurduğunu, yaşam ve ölüm döngüsünü daha iyi anladığını, kainata bir tanrının perspektifiyle baktığını ve Mielikki’nin planlarını bildiğini söyler. Plan şöyledir:

drizzt-guenhwyvarKahramanlarımızın hepsine bir seçim hakkı tanınmaktadır. İsterlerse ormanın ortasındaki bir havuza girerek tanrılarının Cennetine gidip huzura kavuşabilirler ya da dostları Drizzt’e önündeki mücadelede yardımcı olmak üzere yeniden doğabilirler. Yeniden doğmaktan kastımız, anladığınız üzere bebek olarak yeniden doğmak. Kahramanlarımız bebek olarak tekrar doğacaklar ama daha doğmadan önce ana karnındayken bile o anki bilinçlerini koruyacaklar. Regis ilginç bir şekilde ilk kabul eden oluyor. Genellikle savaşlardan kaçmasını göz önünde bulundurursak epey garip doğrusu; ancak sebebini ileride anlayacaksınız..

Catti-Brie zaten dünden razı. Bruenor reddetme aşamasında, Wulfgar ise direkt reddediyor. Çünkü torununun torununu bile görmüş (100 yaşından daha büyük bir yaşta öldü), savaşarak can vermiş ve Tempus’un Salonları’nda dinlenmeyi hak etmiştir. Bruenor ise bir ömürlük dostu Drizzt’i yalnız bırakmak istemediği için ve bugüne kadar kendisine sayısız defa eşlik etmiş ve hayatını çok defa kurtarmış olduğu için ona karşı borçlu olduğunu hisseder ve yeniden doğmayı kabul eder. Her biri tam 21 yaşına geldiğinde, yani 1484 yılında, Kelvin Yığını’nın tepesinde buluşmak üzere sözleşirler –bu tarihi Mielikki, Catti-Brie aracılığıyla söyler- . Bu tarihte biliyorsunuz ki Drizzt, Kelvin Yığını’nın tepesinde ölmek üzeredir. Wulfgar ise Tempus’un yanına gitmek üzere havuza girerken Catti-Brie, Regis ve Bruenor ise ormandan çıkarlar ve yeniden doğacakları rahimlere doğru yolculuklarına başlarlar…

Yazının devamında kahramanlarımızın doğumlarından 21 yaşına gelene kadarki yaşadıkları bölümleri anlatacağım! Merak etmeyin çok beklemeyeceksiniz. Takipte kalın!

Stan Lee'den Guardians of the Galaxy Açıklaması
Sancak Beyi Kart Oyunu Piyasaya Çıktı