AYBABTUİncelemeler

Bu Oyunu Zıpkınlayın, Kaçmasın – Dave The Diver İncelemesi

Yazar ekibimiz Dave the Diver bağımlısı oldu. Suya öyle uzun daldık ki derimiz hep buruştu. Fantezi soslu macerayı balıkçılık, RPG ve yönetim simülasyonuyla baharatlayan bu bağımsız oyun fena iştah kabartıyor.

Dave the Diver gerçekten muhteşem bir oyun olmuş.

Tadını çıkara çıkara 55 saatte ana hikayeyi bitirdim. Fakat oyunda yapacaklarım bitmedi. Zira oyun, biteceği ana kadar hiç durmadan oyuncusuna yeni içerik sunuyor. İnanılır gibi değil! Hani nar bilmecesi vardır ya “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane”, işte bu oyun da basit bir balıkçılık ve yönetim simülasyonu gibi başlıyor ama içinde bin tane farklı içerikle bizi sürekli şaşırtıyor. Üstelik menüsü bu kadar kabarık olsa da doymuyoruz. Daha fazla içerik gelsin, DLC’ler havada uçuşsun istiyoruz.

Şimdi Baldur’s Gate 3 ve Starfield da ocakta pişiyorlar, biliyorsunuz. O yüzden “yılın en iyi oyunu” gibi laflar etmek için çok iddialı bir yıl bu. Fakat 2023’ün temmuz ayına kadar konuşacak olursak Dave the Diver yılın ilk yarısının en iyi oyunu olabilir.

Bu yüzden bu oyunu yaz indirimleri sırasında kaçırmayın, hemen zıpkınlayın diyoruz. Zira Steam’in kur güncellemesi gibi bir ihtimal gündemde. Bu oyunu da oynamaktan çok keyif alacağınızı biliyoruz.

Dave the Diver’ı Koreli Nexon şirketine bağlı Mintrocket geliştirdi. Ve diyebiliriz ki oyunun tek eksiği Türkçe dil desteği. Fakat bu eksiğin kısa sürede kapanması çok muhtemel. Çünkü Dave the Diver şimdiden aldığı övgüler sayesinde hayli ünlendi. Ekibin, oyunun üzerine titrediği de her hallerinden belli. Bu yüzden bu deneyimi her dilden insanla paylaşmak isteyeceklerini tahmin ediyorum.

Peki nedir, neyin nesidir bu Dalgıç Dave? Gelin asgari düzeyde sürpriz bozarak anlatalım biraz. Ama yok, ben hiç sürpriz bozulsun istemiyorum derseniz oyunun sürprizlerini hiç bozmayan tanıtımını buradan okuyabilirsiniz.

Direkt bizim zevkimize güvenip oyuna dalmak isterseniz de Steam satış sayfasına sizi uğurlayabiliriz.

Kimdir bu Dave the Diver?

Dalgıç Dave, kitabını okuyup birasını içerken ansızın arkadaşı Cobra’dan arama alan şişko bir adam. Cobra ile zamanında Cobra’nın bir evrak çantası tekneden suya düşünce yakınlaşmışlar. Çünkü Dave hemen suya dalıp o çantayı Cobra için yakalayıp getirmiş. Şimdi Cobra yeni iş fırsatları ile karşılaşınca aklına hemen bizim Dave gelmiş. Zira bu yeni iş fırsatı bir suşi restoranı açmak ve titiz aşçımız Bancho’nun suşilerinde kullanacağı balıkları yakalayacak bir balıkçıya ihtiyacı var. Tabii sadece buna ihtiyacı yok aslında. Nitekim Cobra’nın elinde yalnızca bir restoran, bir bot, bir kedi ve bir de aşçı var. Bancho’nun da eksik kalan diğer her şeye ihtiyacı var.

Yani Dave hem balık tutmak, hem restoranın gidişatını ve kasasını yönetmek, hem yemekleri servis etmek, hem içkileri doldurmak, hem gerekli malzemeleri erkenden ayarlamak, hem restoranın tanıtımını yapmak, hem restoranın yerel halkla ilişkilerini sağlamlaştırmak, hem yerel halkın başka dertlerine çözüm bulmak, hem de sudaki canlıların bazı küçük ihtiyaçları ile ilgilenmek gibi saya saya bitiremeyeceğim sorumlulukları var. Size oyun 55 saat boyunca yeni içerik eklemeye devam ediyor demedim mi! Mesela sorumluluklarımızdan biri de sabah, öğlen ve akşam sanal bebeğimize sahip çıkıp onu beslemek, büyütmek. Hani şu 90’larda vardı ya piksel sanal bebekler… Hatırladınız mı?

Oyun Sadece Balıkçılık ve Restoran İşletmeciliği mi?

Hayır.

Stardew Valley’i sadece bir tarım oyunu olarak özetlemezsiniz, değil mi? Dave the Diver da yalnızca bir balıkçılık ve restoran işletmeciliği oyunu değil. Oyunun asıl odağı bu ikisi gerçekten de, itirazımız yok. Ama bunun dışında da türlü içeriğiyle çok çeşitli ve zengin bir oyun.

Oyunun bir ana hikayesi var. Fakat oynanış o hikaye ile sınırlı değil. Çünkü ana hikaye bittikten sonra da oyunu oynamaya devam edebiliyoruz. Bu ana hikaye su altı medeniyetleriyle ilgili. Bizim balık tutmak için suya daldığımızı gören bir tarihçi bize bir ricada bulunuyor. Eğer bölgede sualtı medeniyetlerinden bir kalıntı bulursak onu getirmemizi rica ediyor. Cobra da bu olayı çok destekliyor zira bölgenin tarihi önemini su yüzüne çıkarmak bölgenin turistik değerini ve suşi satışlarını artıracak. Haliyle ana hikayemiz böyle şekilleniyor.

Fakat bizim suya daldığımızı gören ricalarla geliyor diyebiliriz. Kimi biyoloji ödevi için yardım istiyor, kimi batan gemisinden arta kalan bazı malzemeleri bulup getirmemizi. Diyebilirim ki suya dalarken “bir iki balık tutup çıkayım” dediğimiz neredeyse hiç olmuyor. Biz başka işler peşinde koşarken karşımıza çıkan talihsiz balıklar akşam pişip tabaklarda yerini alıyor.

Zaten oyun öyle bir hal alıyor ki önce zıpkınımız, silahımız ve cihazlarımız bu balık tutma işini kolaylaştıracak kadar gelişip değişiyor ve en son neredeyse balık tutmaya hiç ihityacımızın kalmayacağı bir noktaya geliyoruz. Çünkü oyun balık tutmak dışında da bize bir dolu içerik sunarak eğlenceli vakit geçirmemizi sağlıyor.

Başka Oyunlarla Karşılaştıracak Olursak…

Ne yazık ki Subnautica‘yı henüz oynamadığımdan bir karşılaştırma yapamayacağım. Fakat Dave the Diver’a en yakın oyunun Stardew Valley olacağını tahmin ediyorum. Çünkü diğer karakterlerle kurduğumuz ilişkiler de, bölgedeki halkın mutluluğu, iyi gelir elde etmek, önemli malzemeleri kovalamak ve günlük programımızı saati saatine dikkatli ayarlamak gibi konular çok ön planda. Ayrıca oradaki sezonluk etkinlikler gibi Dave’in de ilgilenmesi gereken etkinlikler ve partiler oluyor. Fakat tabii ki balık tutma açısından Stardew Valley ile Dave’in pek bir alakası yok.

Bunun dışında fish’em all sloganı ve daha birçok gönderme üzerinden balıkların tamamını yakalama koleksiyonu Pokemon‘a benziyor. Balıkların bulunabileceği belli bölgeler var. Her bir balığın, onu nasıl yakaladığınıza bağlı olarak artan ya da azalan üç seviyesi oluyor. Örneğin bir balığı kurşunla delik deşik edip yakalarsanız koleksiyonunuza tek yıldızla ekleniyor. Onu canlı bir şekilde restorana ulaştırırsanız üç yıldızı kapabiliyorsunuz. Tabii balıkları birbiriyle dövüştürerek evrim geçirtmek mümkün olmuyor. Fakat deniz atı yakalarsanız onları birbiriyle yarıştırarak bir şeyler kazanmanız mümkün.

Yakın zamanda incelediğimiz diğer bir balıkçılık oyunu olan Dredge ile alakası ile neredeyse hiç yok diyebiliriz. En başta, Dave the Diver bir korku oyunu değil. Çoğu zaman güldüren, daima eğlendiren, sadece arada bir bir köpekbalığı falan görürsek bizi biraz geren rahat bir macera oyunu. Zaman zaman Guitar Hero‘ya ya da Donkey Kong‘a benzediği yerler de oluyor. Hatta bazen aşçılık simülasyonuna da dönüyor. Nasıl mı? Oynayın da görün!

Uyaralım: Bağımlılık Yapıyor, Canınız Suşi Çekiyor ve Zaman Su Gibi Akıp Gidiyor

Oyunun çok yönlülüğünü yeterince vurgulayıp övdüğüm üzere artık 55 saatin büyük oranda nasıl geçtiğini anlatabilirim: Suya dalarak ve restoran işleterek.

Suya daldığımızda her ne kadar aklımızda türlü yığınla yan görev olsa da önümüzde balıklar oluyor. Akşam pişirmek için birkaçını yakalamadan dönmek istemiyoruz. Ekipmanımızı geliştirdiğimiz takdirde suya bir kez daldığımızda çıkmak yarım saati aşan süreler alıyor. Çıkınca da hemen suya dönmek istiyoruz.

Normalde bir kez sabah, bir kez de öğlen suya dalma hakkınız var. Fakat ekstrem durumlarda çalışma saatlerinde, akşam denize dalmak da mümkün olabiliyor. Bu da oyun içinde bir günün geçmesi için bazen 2 saate yakın oyunu oynamak gerektiği anlamına geliyor. Karşılaştığımız deniz canlılarının çoğu bizden kaçmayı tercih ediyor. Bir kısmı bize saldırıryor tabii ki. Ama yalnızca birkaç tanesi bizimle dost olmaya çalışıyor. Balıkları avlamak için ağ, zıpkın, bomba, silah ve bıçak kullanabiliyoruz. Avlamak istemediklerimizin de fotoğrafını çekebiliyor veya bazen kafalarını okşayabiliyoruz.

Akşamları da genelde gün içinde restoranda neler olup bittiğini öğreniyoruz. Gelişmelerden haberdar oluyor, müşterilere hizmet ediyoruz. Tabakları aşçıdan alıp müşteriye ulaştırma ve bardaklara içecek doldurma kısmı oyunun en kısa süren yeri. Asıl vakti o akşam menüde hangi yemeklerin olacağına karar vermek ve malzemeleri hazırlamak ile harcıyoruz. Hatta restorana yeni işçiler alıp onların eğitimi ve restoran dışı görevleri ile de ilgileniyoruz.

Bu arada servis ettiğimiz yemeklerin tadının nasıl olduğu da önemli oluyor. Zira müşteriler bizim önceki müşterilerden aldığımız puanları önemsiyor. Yemeğin tadını daha iyi hale getirmek için de Bancho’ya deneyleri için harcayabileceği malzemeler getirmemiz gerekiyor.

Sonuç Olarak: Kesinlikle Öneriyoruz

Size bahsetmediğim yığınla içeriği daha var oyunun. Mesela köy gibi bir yerde gezebiliyoruz. Fakat onu kendiniz keşfedince daha çok eğleneceksiniz muhtemelen. Restoranımızın dekorasyonunu değiştirebiliyor, teknemizin gövdesini boyayabiliyoruz…

Sürpriz bozmadan söyleyebileceklerim bu kadar. Ama özetle, oyunda çok fazla içerik olduğunu ve bir şekilde size hitap etme ihtimalinin yüksek olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu arada fantastik olaylar derseniz, onlar da var. O yüzden tüm FRPNet okurlarına Dave the Diver’ı tavsiye ediyoruz. Daha önce de söylediğim gibi, fiyatı dışarıda bir öğün yemek yediğimizde harcadığımız paraya denk neredeyse. Dolayısıyla bizim bu kadar keyif alarak, kahkaha atarak oynadığımız bir oyunu size tavsiye etmemek için hiçbir sebep göremiyorum.

Yaz indirimlerinde zıpkınlayın bu fiyattan, kaçmasın!

Bu İçeriğe Oy Verin

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.