Anasayfa » İncelemeler » The Banner Saga İncelemesi

The Banner Saga İncelemesi

the-banner-saga-banner

Henüz çıkalı birkaç gün olan fantastik bir strateji ve rol yapma oyunundan bahsedeceğiz sizlere.

1980’li yılların çizgi filmlerindeki görselleri andıran renkli çizimleriyle dikkat çeken The Banner Saga, farklı bir strateji ve rol yapma deneyimi sunuyor. Geçen sene çıkan The Banner Saga: Factions oyununu geliştiren ekip, oldukça başarılı bir hikaye kurgusuna ve oynanabilirliğe imza atmışlar.

The Banner SagaOyunun konseptinden öncelikle bahsedelim. The Banner Saga’ya başlar başlamaz oyunun İskandinav Mitolojisi’nden esinlenmiş olup Kuzey efsanelerinden yola çıktığını görebiliyoruz. Kısacası fantastik bir Viking hikayesi olarak görülebilir. The Banner Saga’da bir senaryo yok. Genele baktığınızda bir yolculuk hikayesi olarak görmek mümkün. Yolculuklarınızda karşılaştığınız Dredge ırkına mensup yaratıklarla savaşıp kasabaları kurtarabiliyor, karşılaştığınız kişilerle veya olaylarla hikayenizi yazabiliyorsunuz. Siz hikayenizi yazdıkça bu maceralar sizin flamanızda aile tarihçenizi oluşturuyor.

Oyunda Varl adı verilen boynuzlu devlerin ve insanların birlikte yaşadığı topraklarda oyuna başlıyoruz. Çok fazla spoiler vermemek için hikayenin çok derinlerine inmeyeceğim ancak oyuna başlarken iki farklı grubu yönetiyoruz. Bu iki grubu da oyun içerisinde tanımak için bolca fırsatımız oluyor. Zaten hikaye örgüsü bir kitap gibi ilerliyor. Hem bir hikaye anlatıcısının anlatımıyla konuyu okurken hem de karakterlerin konuşmalarını görüyoruz. Biz de bu konuşmalar içerisinde yer alan bir karakterin kararlarında pay sahibi oluyoruz. Konuşmalar sırasında çıkan cevaplar ve sorular, oyunu yönlendirme konusunda bizlere seçme hakkı veriyor. Hatta yaptığımız seçimler doğrultusunda oyunun hikayesi de değişiyor. Yanlış anlaşılmasın, belirli bir hikayeyi oynuyoruz ancak her oyuncunun hikayesi farklı şekilde gelişiyor; yani herkes bambaşka bir oyun oynamıyor.

The Banner Saga

Bir yandan Hakon, Mogr ve Ubin’in dahil olduğu bir varl hikayesini oynarken bir yandan da Rook ve Alette’in hikayesini oynuyoruz. Hakon, daha henüz lider olmuş bir varl ve kendisini ispatlamaya çalışıyor. Bunu yaparken Ludin ile çekişmeler, kendi arkadaşları ile sıkıntılar yaşayabiliyor. Tabii bu gidişatı yönlendirmek sizin elinizde. Benim daha çabuk ısındığım Rook ve Alette’in hikayesi ise bir kaçış ve hayatta kalma hikayesi. Bir yandan okçu kızı Alette’i korumaya çalışan bir yandan da güvenli bir yuva arayan avcı Rook’un maceralarını oynuyoruz.

Her oyuncu kendi çizdiği bir yolda ilerliyor, bu nedenle her oyuncunun oynadığı hikaye örgüsü ve senaryo birbirinden farklı oluyor. Kimisi kervanına pek çok kişi eklemeyi tercih ederken kimi oyuncu da kervanındaki kişileri öldürmeyi bile seçebiliyor. Bu seçimler de herkesin farklı bir oyun oynamasına sebep oluyor. Özetle; doğaçlama bir senaryo veya “kendi maceranı yarat” türü kitaplardaki gibi, seçimleriniz oyunu tamamen değiştirebiliyor.

banner-saga

Oyundaki isimlerin İskandinav isimleri olması, (Hakon, Sigbjorn, Mogr, Fasolt gibi) karakterleri karıştırmaya sebep olabiliyor. Açıkçası ben isimleri öğrenirken biraz zorlandım ancak oyunu oynadıkça alışıyorsunuz. Aynı zamanda yer isimlerinin de benzer olması; bahsedilen ismin bir kasaba mı yoksa bir kişi mi olduğunu anlamakta zorlanmaya sebep olabilir. Yine de dert etmeyin, kısa süre sonra alışıyor ve öğreniyorsunuz.

The Banner Saga

Hikayenin isminin The Banner Saga olmasının sebebi ise her ailenin kendisine ait bir flama taşıyor olması. Flama üzerindeki işlemelerde ailenin hikayesi yer alıyor. Bu nedenle flamaların uzunluğu, ailenin köklü bir aile olduğunun göstergesi oluyor.

Oyun genelde bir yolculuk hikayesi ve harita da oldukça büyük. Bu yolculukta kişisel ve çevresel sorunlarla karşılaşabiliyorsunuz ve vereceğiniz kararlar oyunun gidişatını büyük ölçüde etkileyebiliyor. Bu nedenle diplomasi ve taktiksel kararlar fazlasıyla önemli bir rol oynuyor. Ayrıca bu kararlar nedeniyle güzel bir rol yapma deneyimi yaşarken karakterlere de ısınıyorsunuz.

Savaşlardan ve karakterlerden bahsetmek gerekirse her karakterin belirli özellikleri var. Bu özellikler; Ability, Armor, Strength, Willpower, Exertion, Break. Kısaca bunlardan bahsedelim.

The Banner Saga

Ability (Yetenek): Bu özellik sayesinde karakterin özel saldırısını veya yeteneğini Willpower (İrade) harcayarak kullanabilirsiniz.

Armor (Zırh): Karakterinizin zırhını gösterir. Sizin gücünüzden karakterin zırhı düşüldüğünde verdiğiniz hasar ortaya çıkar. Savaşlarda önemli bir özellik.

Strength (Güç): Karakterinizin hem gücünü hem de canını belirleyen özelliktir. Saldırı yaparken düşmanın zırhına veya gücüne -yani canına- hasar vermek için saldırırsınız. Gücünüz ne kadar azalırsa o kadar az hasar vermeye başlarsınız. Savaşlardaki en önemli özelliktir.

Willpower (İrade): Fazladan hasar vermek, taktiksel savaş ekranı üzerinde fazladan hareket etmek veya özel yetenek kullanmak için harcayabileceğiniz puandır. Her savaşta belli bir irade puanınız vardır; kullandıkça azalır, savaş içinde dinlendikçe artar.

The Banner Saga

Exertion (Gayret): Gayret, çok fazla önemsenmese de zaman zaman hayatınızı kurtarabilecek bir özellik. Bu gayret sayesinde saldırınıza bonus verebilirsiniz. Mesela 2 puan Exertion (Gayret) özelliğiniz varsa, saldırınıza fazladan 2 Willpower (İrade) harcayarak vereceğiniz hasarı 2 artırabilirsiniz. Yani Exertion puanınız ne kadarsa en fazla o kadar Willpower harcayabiliyorsunuz.

Break (Kırma): Bir düşmanın zırhına saldırı yaptığınızda vereceğiniz en fazla zırh hasarını belirleyen özelliktir. Düşmanın zırhını düşürmek, sonraki turlarda daha fazla hasar verebilmek amaçlı taktiksel bir saldırıdır ve bazı durumlarda büyük önem taşır.

Dövüşler taktiksel sıra tabanlı olarak yapılıyor. Pek çok oyuncunun daha önce Heroes of Might & Magic veya Disciples serilerinden de aşina olduğu bir dövüş sistemi kullanılmış. Dövüşün başında karakterlerin dizilimlerini ayarlayabiliyor ve savaş taktiğinizi belirliyorsunuz. Karakterlerin saldırı ve savunma değerlerine göre de savaşın gidişatını değiştirebilirsiniz.

banner-saga-combat-gif

Oyunda yaptığınız hareketlere göre veya savaştaki başarınıza göre Renown (Şöhret) puanı alıyorsunuz. Bu puan oyundaki hemen her şey için gerekli. Diğer oyunlarda altın, elmas gibi birimler kullanılırken burada alışverişlerinizi dahi Renown puanı ile yapıyorsunuz. Mesela bir kasabaya geldiniz ve yolculuk için erzak almanız gerekiyor. Marketten, Renown puanı kullanarak erzak alıyorsunuz. Bunun dışında karakterleriniz seviye atladığında, o karakterlerin seviye atlayabilmesi için de Renown puanı harcamanız gerekiyor. Bu nedenle bazı durumlarda kahramanlık yapmanız gerekebiliyor.

The Banner Saga

Hazır erzak olayından bahsetmişken yolculuklardan biraz bahsedelim. Yolculuklarınızda kalabalık bir grupla hareket ediyorsunuz. Bu yolculuğu siz yönetmiyorsunuz, sadece yolculukta oluşan durumlarda ne yapmanız gerektiğine karar verebiliyorsunuz. Yolculuğunuzda belli bir erzağınız oluyor. Eğer yeterli miktarda erzak bulundurmazsanız size eşlik eden savaşçılar yavaş yavaş ölmeye başlıyorlar. Bu yüzden her zaman elinizde yeterli miktarda erzak bulundursanız iyi edersiniz. Bir de grubun morali var. Yüksek moralli bir grup savaşlarda daha çok hasar verip daha iyi savaşabiliyor. Moralin yükselmesi için de kamplar kurup dinlenmeniz gerekiyor. Anak dinlenmek size 1 güne mâl oluyor ve 1 günlük erzağınız da azalıyor.

Oyunun yapım aşamasından da biraz bahsedelim çünkü The Banner Saga’nın arkasında gerçekten oyuncuları heyecanlandıracak isimler var. Yapımcılar Alex Thomas, Arnie Jorgensen ve John Watson (Sherlock Holmes ile alakası yok); daha önce Bioware firmasında çalışmış kişiler. Alex Thomas, oyunun animasyonları ve görselliğin oyuna aktarılması üzerine çalışırken daha önce DC Comics’te de çalışmış Arnie Jorgensen, oyunun sanat yönetmenliğini yapmış. Daha önce NASA’nın Hubble projesinde çalışmış olan John Watson ise programcılık yeteneklerini konuşturmuş. Oyunun müzikleri ise, daha önce pek çok ödüle layık görülen Journey oyununun müziklerini yapan Austin Wintory tarafından yapılmış. Oyun Kickstarter’da 100.000 dolar taleple başladı ve 21 Nisan 2012 tarihinde 723.000 doların üzerinde bir bağış topladı. Bu büyük gelir de oyuna harika bir şekilde yansıtılmış.

The Banner Saga

Öncelikle tamamen elle hazırlanmış ve boyanmış olan arkaplan görselleri, detaylıca hazırlanmış karakter animasyonları sizi oyunda ilk etkileyen şeyler oluyor. Kaliteli bir çizgi film izliyormuş edasıyla görüntülere ve çizimlere dalıp gidiyorsunuz. Yolculuğu izlerken gerçekten kendinizi farklı bir dünyada buluyorsunuz. Tam bu görüntülere alışmaya başladığınız sırada da senaryo ve hikaye sizi oyunun içerisine çekiyor. İstediğiniz zaman oyunu kaydedemiyorsunuz. Oyun belirli aralıklarla kendisi kayıt alıyor ve oyundan çıktıktan sonra kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Bu durum muhtemelen hatalı bir karar verdiğinizi düşündüğünüzde geri dönüp onu düzeltme şansınız olmasın diye yapılmış. Bunun sonucunda da söyleyeceğiniz sözün veya yapacağınız hareketin sonuçlarını düşünerek hareket etmelisiniz. Bununla birlikte dövüşlerde oyunun zorluk derecesini istediğiniz anda değiştirmeniz mümkün.

Harita daha etkileşimli olarak ayarlanabilir ve istediğimiz yerlere gidebilme gibi bir olay değişik bir tat katabilirmiş. Yani Heroes of Might & Magic oyunundaki gibi dilediğiniz yere gidebilme olayını zaman zaman arıyorsunuz ama bu sadece bir detay olarak kalıyor.

Biz oyunu çok beğendik ve keyifle oynuyoruz. Siz de oyunu hemen buradan satın alabilirsiniz. İyi oyunlar!

Sherlock Holmes Yapımcılarından Yeni Oyun Duyurusu: Call of Cthulhu
Assassin's Creed Çizgi Romanı Artık Türkçe