Tabii ki ağlamıyorum arkadaşlar, gözüme toz kaçtı. Yoksa çıktığı gibi 13 yaşımdayken, 1993 senesinde oynadığım Myst ile yeniden karşılaştım diye gözyaşı soslu bir mutluluk yaşayacak değilim.
İtiraf 1: ağlıyorum. Cyan’ın oyunculuğa bambaşka bir soluk getiren, dönemine göre farklı yapısıyla devrim sayılan ve bugünlerde yürüme simülasyonu denilerek inceden aşağılanan oyunlara babalık yapan Myst geri döndü. Cyan 33 senelik bu eski efsaneyi ve beraberinde bir diğer kült oyunu Riven’ı Unreal motoruyla sıfırdan yarattı ve günümüz oyuncularının henüz yolmadıkları saçlarına odaklandı. Hatırlayanlar iyi bilir; oyuncuyu tamamen yardımsız bırakan, bir saniye bile elinden tutmayan oyunlar bunlar. Neden orada olduğunuzu bilmediğiniz sessiz sakin bir adada tamamen gözleme ve mantığa dayalı bulmacalarla boğuşuyorsunuz ve zaman zaman çok zorlayıcı bir tecrübeye dönüşebiliyor. 13 yaşında nasıl böyle bir taşın altına girmişim, dahası bundan keyif almışım, bilemiyorum (bir de anneme sormam lazım tabii).

Bu Myst’in ilk defa küllerinden doğuşu değil bu arada. Daha önce çoğu oyun konsolu ve taşınabilir konsol için portu yapıldı, en son 2014 yılında realMyst adıyla sahneye çıktı ancak 12 yıllık bir sessizlik girdi araya. Şimdi ismine Remastered, Remake gibi takılar almadan, dümdüz Myst olarak tekrar sahneye çıkıyor hazretleri. Peki bu versiyon neler sunuyor? Basit bir port mu karşımızdaki, yoksa mis gibi yenilikler içeren nihai versiyonla mı karşı karşıyayız? O zaman ada yolcusu kalmasın, beraber gidip bakalım.
Myst Tatil Köyü’ne Hoşgeldiniz!
Hikayemiz dinamik ve aksiyon dolu sinematikler eşliğinde açı… Bir saniye… O başka incelemedeydi, özür dilerim. Myst odun gibi açılıyor; ne bir hikaye, ne bir sinematik açılış sunuyor en başta ve sizi bir adada uyandırıyor. Neden buradasınız, sizden beklenen nedir? Bu soruların yanıtlarını birden fazla oyun finalinde bulacaksınız, gizemini finale koruyan yapımlardan Myst. O yüzden hızlı ve aksiyon dolu bir oyun arıyorsanız kesinlikle yanlış kapıdasınız. Burada adayı dolduran, yönlendirme sunmayan ve daha önce de dediğim gibi asla elinizden tutmayan bulmacalarla karşılaşacaksınız. Her başarılı çözüm size bir kitap sunacak. İçinde gizemli videolar olan bu kitaplar sayesinde adadaki baba ve iki oğulu hakkındaki gizemli hikaye çözülmeye başlayacak ama her kitaptaki bilgiler çok kısıtlı. Finale kadar gidince her şey çözülüyor ama uğraştığınıza değeceğini söyleyebilirim.
Orijinal versiyon bir point and click oyunuydu. Aynı klasik stili burada da tercih edebilirsiniz ama etmeyin. Eskidi o işler artık. Cyan burada Unreal’ın gücünü arkasına alıyor ve Myst’i tamamen baştan yaratıyor. Adada özgürce dolaşmak, bulmacalar arasında çılgınca dans etmek (abarttım, evet) oyunu başka bir ruha kavuşturmuş. Hareket özgürlüğü bulmaca çözümlerinde de size esneklik sağlıyor, kutunun dışından düşünerek çözüme ulaşmak daha kolay hale geliyor.

Bulmacaların çoğu orijinal versiyon ile aynı diyebilirim. Arada değişenler var ancak görebildiğim kadarıyla çoğunluk değişmemiş. Bu da oyunun fanları için hem iyi, hem de kötü haber. Zorlayıcı bulmacaları ezbere bilen arkadaşlar istedikleri finale kolayca erişecekler. Daha önce Myst oynamamış faniler! Gelin biraz da sizinle konuşalım. Öncelikle yanınıza biraz peçete alın. Hayır, ondan değil tabii ki! Beni özelinize karıştırmayın. Bulmaca çözerken terleyecek avuçlarınız için lazım o peçeteler. Myst gerçekten zorlayıcı, oyuncuyu durup dakikalarca ekrana bakarken bırakan bir oyun. Aileniz, sevgiliniz, kim varsa evde önceden uyarın. Sizi öyle boş boş ekrana bakarken görüp durduk yere korkmasınlar. Bulmacalar çoğunlukla mantık yoluyla çözülüyor ama arada ”Ne alaka yahu?!” dedirten sinir ucu kaşıyıcılar da var. ”Bana bir oyun örneği ver ki net anlayayım” diyorsanız hızlıca, hiç düşünmeden The Witness diyebilirim. Myst’in ruhani ikizidir The Witness ve oyun dinamikleri çok benzer.
Adaya Taşınmak İsteyenler Gözlüklerini Alsın!
Myst’in stresini daha canlı bir şekilde yaşamak isteyenler, VR gözlüklerinizi kapın gelin! Myst’i eksiksiz bir şekilde VR’da da deneyimleyebiliyorsunuz. Cyan bunun için özel bir çaba sarf etmiş, orası çok belli. VR moduna geçtiğinizde moda özel kontrol sistemi devreye giriyor, çevreyle etkileşim oyuncuyu yormayacak şekilde kolaylaşıyor. Normal modda tuşlarla temas biraz zor, imleci tam olarak etkileşime girmek istediğiniz nesnenin üstüne getirmezseniz oyun size hiç yardımcı olmuyor. VR modunda ise bu durum tam tersi, her şeyi kolayca yakalıyorsunuz. Dingin temposu sayesinde Myst’in midenizi bulandırmak, başınızı döndürmek gibi sorunlarla da uğraştırmadığını söyleyebilirim.
Yazdım çizdim o kadar, hiç mi kötü bir şey yok oyunda? Var tabii. Hızlıca, bir paragrafta üzerinden geçelim. Kontroller bir üstte de dediğim gibi sizi yorabiliyor. Tutacağınız, basacağınız şeylerin tam olarak üzerine gelmezseniz o noktada bir etkileşim olduğunu bile anlamayabilirsiniz. Bence oyun ilk başta tamamen VR için tasarlanmış çünkü bazı yerlerdeki görsel sorunlar şaka gibi, zaman yolculuğuna çıkıp elinize PS2 kumandasını alabilirsiniz. Dalgalar kıyıya vurduğunda oluşan efektleri görme(me)niz lazım. Deneyimleme şansım olmadı ama realMyst’de iyi finale ulaşan oyunculara Rime Age isimli ekstra bir bölüm açılıyordu, oynayanlar bilir. Bu bölüm size yeni bir harita sunuyor ve sonraki Myst oyunlarına köprü görevi görüyordu. Elimizdeki nihai Myst’de bu bölüm yer almıyor nedense. Çok büyük bir kayıp değil belki ama zaten yaptığınız şeyi buraya niye koymadınız sizi çıyanlar?!

Myst’in grafikleri oldukça temiz. Adaya ilk kez çıkıyormuş hissini alacaksınız. Unreal sağ olsun, 33 yaşındaki efsane mis gibi yenilenmiş. Hafızalarınıza kazınmış olan yerleri sıfır kilometre görmek gerçekten başka bir duygu. Ancak bazı detaylara da özen gösterilmediğini gördüm ve Cyan’a hemen yazdım. ”Bu ne agalar böyle?” diyerek resmi dilde bir mesaj gönderdim ama henüz dönüş yapmadılar. Özellikle adayı çevreleyen denizin efekti pek hoş değil, insanın pek suya bakası gelmiyor. Olsun, elimizde bu var.
Müziğin minimumda kullanılması çok hoş. Adanın doğal sesleri sizi çevreliyor; kuş çığlıkları, dalgaların kıyıya vurması ve adayı dolduran gizemli yapıların ağır ağır çalışan mekanik sesleri sizi içine alıyor. Bulmaca başarımlarında ve hikayenin kısa süreliğine kafasını gösterdiği anlarda müzik devreye giriyor ve ben de varım diyor. Buradaki denge çok iyi, abartı hiç bir şey yok ve kendinizi doğallığın gücüne teslim etmenizi talep ediyor Myst.
33 yıllık bir efsaneden bahsediyoruz. Modern bulmaca oyunlarının ve yürüme simülasyonlarının atası olan Myst bir kez daha sahnede ve sizi özgür bırakan yeni oyun dinamikleriyle adeta küllerinden doğmuş gibi yakışıklı/güzel. Bulmacaların zorluğu, sakin yapısı ve genel atmosferi aksiyon arayan oyuncular için değil, bu oyuncular hiç bu adaya çıkmasın zaten. Sakin sakin ekrana bakar, bulmacamı çözerim diyenler ise doğru adreste. Elbette irili ufaklı eksileri var ancak bu Myst’in özünde yatan kuvveti ölümüne baltalamıyor. Günümüzde karşımıza örneği zor çıkan bir türün ağa babası ile karşı karşıyayız arkadaşlar, sorunları görmezden gelip bu maceraya dalmak konusunda düşünmenize pek de gerek yok.
Myst İnceleme Puanı
Görsellik - 7.8
Hikaye / Sunum - 7
Oynanabilirlik - 9
Ses / Müzik - 8.5
8.1
Eskilerin gözü yaşlı, yenilerin avuçları terli. Myst kuvvetinden pek de bir şey kaybetmeden, estetikli bir şekilde karşımızda!




