Son Haberler
Anasayfa » Haberler » Son Haberler » Fantastik Edebiyatta Değişim Zamanı

Fantastik Edebiyatta Değişim Zamanı

Rüzgarın Adı

90’lı yılların son zamanları, fantastik kurgu okuyucuları için oldukça zor bir dönemdi. Ülkemizde henüz yeni yeni yayınlanmaya başlanan fantastik eserlerin azlığı yüzünden aylarca yeni kitap çıkmasını beklediğimiz zamanlar olurdu. Türkçe’ye çevrilen eserler kaliteli olmasına rağmen bir o kadar da azdı. Birkaç yayınevi dışında fantastik kitap yayınlayan yayınevi bile yoktu. 2000’li yılların başlarında, özellikle de Yüzüklerin Efendisi filminin vizyona girmesi ile fantastik kültür bir furya haline geldi. Öyle ki televizyon reklamlarında bile fantastik öğeler kullanılır oldu. Bu büyüme o kadar hızlı gerçekleşti ki, bir anda tüm kitapçılarda fantastik eserler hep ön plana çıktı. Kılıç-büyü tarzı çok yaygındı fakat az sayıda farklı eser de piyasadaydı artık. Sonrasında ise bir doygunluk aşamasının ardından vampir kültürü yerleşti tüm bünyelere. Artık fantastik kurgu ve vampir kültürü, bir alt-kültür olmaktan çıkıp modern ve popüler kültürün parçaları oluverdi. Böylece fantastik edebi ürünler de yavaş yavaş rafların gerisindeki yerlerine çekildi.

Son zamanlarda, “Artık farklı bir şeyler arıyorum,” “Yüzüklerin Efendisi benzeri bir kitap yok mu,” “Destansı bir macera olsun ve beni alıp götürsün istiyorum,” diyenlerden misiniz?

O zaman sıkı durun! Sizi klişeleşmiş eserlerin arasından kurtaracak yepyeni bir fantastik eser geliyor! Rüzgarın Adı, Türkçe olarak piyasada yerini almaya hazırlanıyor.

Destansı, macera dolu, sürükleyici ve bildiğiniz her şeyi unutturacak, taşları yerinden oynatacak bir eser.

Kitabın editörlüğünü de üstlenmiş usta FRP oyuncularından Bora Öngürer ile kitap üzerine biraz konuştuk. Bu söyleşiyi mutlaka okuyun. Röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

İthaki Yayınları tarafından çok yakında yayınlanacak olan bu efsane kitabın kapağı ilk kez FRPNET’te.

Rüzgarın Adı
Yüksek çözünürlüklü halini indirmek için tıklayınız.

Biz çok konuştuk, bir de ustalar neler demiş onlara bakalım.

Rüzgarın AdıÜçlemesinin ilk kitabında, Rothfuss’un fantazi dünyasında çarpıcı ortaya çıkışının özgünlüğü, isimlendirilmemiş düşsel dünyasından çok bunun kusursuz uygulamasında yatıyor. Binlerce hikayenin kahramanı ve kötü adamı, öldüğü sanılan Kvothe, uydurma bir isim altında Yoltaşı hanı’nın sahibi olarak basit bir yaşam sürdürür. Tarihçi olarak adlandırılan bir biyografi yazarı tarafından gerçek kimliğinin farkına varılmasıyla, Kvothe yaşam öyküsünü anlatmaya başlar. “Edema Ruh” olan ailesinin sihirbazlardan, akrobatlardan, komedyenlerden oluşan gezgin gösteri grubunda yetişmesinden başlayarak, geniş liman şehri Tarbean sokaklarındaki vahşi çocukluğuna, ardından, “Üniversite” ‘deki eğitimine dek, Kvothe iki emelin peşinde koşar; isimlerin güçlü büyüsünü öğrenme arzusu ve ailesini katleden efsanevi iblisler Chandrian’lılar hakkında olabildiğince çok bilgi edinmek.

Çoğu yazarın yalnızca hayalini kurabileceği güçte, İkinci kez okunurken dahi, ilkinde olduğu kadar sürükleyici olan bir ilk roman. Fantazi dünyasının artık yeni bir yıldızı var.
– Publishers Weekly

Akla hemen Ursula K. LeGuin, George R.R. Martin ve J.R.R. Tolkien’i getiriyor, ama Rothfuss asla bunlardan birini taklit etmiyor. Takdir ettiği yazarlar gibi, geleneksel temalarla çalışan eski kuşak bir öykücü gibi ama kendine ait bir tarzı var. Beni bu kadar bağlayan yeni bir fantezi serisi yıllardır olmamıştı. Bir klasiğe dönüşeceği çok belli.
– The London Times

Birilerinin bu şekilde yazabildiğini görmek, ender ve büyük bir keyif, fantezi üreticileri için bana bir mutlak zorunluluk olarak görünen, yalnızca dilin bu çeşit bir doğrulukla kullanılması değil, ama aynı zamanda kelimelerin içinde gerçek bir müzik saklı olması…. Çok büyük bir zevk!
– Ursula K. Le Guin

Millet, işte gerçek iş budur. Her ne kadar, Harry Potter serisine göre dikkate değer bir şekilde daha karanlık olsa da bu aynı zamanda ahlaki ve psikolojik gelişimin bir hikayesi—çocukluğun hikayesi, efsanevi bir kahraman olacak olan genç bir adamın eğitiminin. Neredeyse 700 sayfalık kitapta tek bir kelime bile boşa harcanmamış. Rothfuss şişirme yapmıyor. O, beklediğimiz türden büyük bir yeni fantezi yazarı ve bu şaşırtıcı güzellikte bir kitap. Onlu yaşlarının başındakiler için tavsiye etmem, bunun ana nedeni; bir yetişkin hikayesinin adımlarıyla ilerlemesi ve gerçekten rahatsız edici olayların olması. Ama Rothfuss kan revan tarifine girmiyor (olaylar çok yoğun bir şekilde gelişse de), ve bir miktar cinsel gerilim varsa da, bu genç okurları şok edecek düzeyde değil. Eğer bir fantezi okuruysanız, veya kahramanlık düzeyinde bir düşsel hikayeden keyif almayı düşünüyorsanız, bu yılı, bu kitabı okumadan geçirmeyin. En azından , son Harry Potter romanı çıkana kadar sizi meşgul edecektir. Ama sizi uyarmalıyım – RÜZGARIN ADI’nı okuduktan sonra, Harry Potter romanı size biraz hafif gelebilir ve – söylemesi cüretkarca olsa da – çocukca gelebilir. Uyarmadı demeyin.
– Orson Scott Card

Her yıl okumak istediğim daha çok kitap çıkıyor ve bunları okuyacak daha az zamanım varmış gibi geliyor bana. Zamanım sınırlı olduğu için, bu kitaplar arasından favori yazarlarıma öncelik verme ve yeni yazarları yalnızca uygun olduğumda araya sıkıştırma konusunda suçluyum.

HaritaŞans eseri, RÜZGARIN ADI’nın baskı öncesi bir kopyası yatağımın ucunda altı ayı aşkın bir süre açılmadan bekledi. Maalesef, kendi işlerimin teslim tarihleri sürekli olarak beni ondan uzak tuttu. Ama bir şekilde, benim şansıma, birkaç gün öncesine kadar bu kitabı keşfedemedim. Eğer bu hikayenin dikkatimi dağıtmasına izin verseydim, kendi işlerimi bitirme konusunda daha bile geç kalabilirdim.

Hikayelerin içeriği ile bilgi vermekten nefret ederim, bu nedenle bu kitaptaki entrikaları sizlerle tartışmayacağım. Yalnızca, bir kitaptan beklediğim her şey burada var diyeceğim. Karakterler gerçek, olaylar dizisi inandırıcı, ve anlatması saygı uyandıran bir hikayesi var.

En başarılı bulduğum şeylerden bir tanesi, kitabın dünyasındaki büyü kesinlikle kendine özel. Hiçbir şey zorla uydurulmuş gibi görünmüyor; tutarlılık mükemmel.

Karakterler çok iyi oluşturulmuş. Bu da başroldeki kahraman zekice bir şeyler yaptığında inandırıcı olduğu anlamına geliyor. Ve ne zaman, gençliğinin aptallığıyla bir şeyler yapsa, tam anlamıyla gerçek gibi geliyor. Karakterler gerçek ve büyü kendi dünyasında doğru olduğu için, bu kitabı kapadığımda, tek başıma oturup sayfalardaki kelimelere bakmaktansa, sanki eğlenceli yeni bir arkadaşla bir seyahate çıkmış gibi hissettim.

Bu kitap değerli okuma zamanınıza fazlasıyla değer. Bahse girerim bunu izleyen kitapları da aynı olacaktır.
– Robin Hobb

Bu muhteşem bir kitap, gerçekten güzel bir öykü, Ziyadesiyle okunabilir ve sürükleyici. Bütün övgülerim genç Pat’e. İlk romanı muhteşem bir eser. Bravo!
– Anne McCaffrey

RÜZGARIN ADI, hepimizin izlemek istediği bir yazarın ortaya çıkışına işaret ediyor. Patrick Rothfuss gerçek bir yetenek, ve Kvothe’nin öyküsü derin, detaylı ve olağanüstü.
– Terry Brooks

Patrick Rothfuss fantezi türünün ana sahnesinde hiçbir ısınma hareketine ihtiyaç duymadan sağlam bir şekilde durup, bize şahane bir çıkış veriyor. Jordan ve Goodking omuzlarının üzerinden sinirle bakıyor olmalılar.
– Kevin J. Anderson ( New York Times bestselling yazarı HUNTERS OF DUNE)

Patrick RothfussRÜZGARIN ADI fantezi okurlarının hoşlandığı herşeye sahip, büyü ve esrarlar ve kadim kötülükler, ama aynı zamanda mizahi ve sarsıcı ve tümüyle inanılabilir. Türümüzdeki diğer en iyi kitaplarda olduğu gibi, bu romanı da bu denli iyi yapan fantezi türünün bildik temaları değil (her ne kadar muhteşem olsalar da), ancak yazarın , gerçek, sıradan şeyler hakkında, hırs ve başarısızlık, sanat, aşk ve kayıplar hakkında söyledikleri.
– Tad Williams (New York Times bestselling yazarı)

Uzun yıllardır, hiçbir fantastik-kurgu hikayesi bu denli büyük başarılara imza atmamıştı. Otuziki dilde yayınlanan, inanılmaz satış rakamlarına ulaşan bu eser, yazarının ilk kitabı olduğu halde nerdeyse yayınlanır yayınlanmaz, dünyanın en prestijli romancılık listesi sayılan, Newyork Times En çok satanlar listesi de dahi olmak üzere pek çok ülkede derhal en çok satan romanlar listelerinin başına yerleşti.

Tesadüfi olabilecek başarıların saman alevi gibi söndüğü yayıncılık dünyasında, elde ettiği başarıya kaskatı sarılarak dilden dile geçti.

Okurlara yepyeni bir deneyim sunmak için elden ele dolaşırken, türünün ve yayıncılık dünyasının duayenlerinden ve belli başlı isimlerindne daha önce hiç duyulmamış övgüler aldı.

“Birilerinin bu şekilde yazabildiğini görmek, ender ve büyük bir keyif” dedi Ursula K. LeGuin, “Bu kitap değerli okuma zamanınıza fazlasıyla değer” dedi Robin Hobb,
“Çoğu yazarın yalnızca hayalini kurabileceği güçte, İkinci kez okunurken dahi, ilkinde olduğu kadar sürükleyici olan bir ilk roman” diye yorumladı seçkin yayıncılık dergisi Publisher’s Weekly,
“Bütün övgülerim genç Pat’e. İlk romanı muhteşem bir eser” dedi Anne McCaffrey,
“Patrick Rothfuss’a selam durun! Yeni bir dev meydana çıkıyor!” dedi Hugo ödüllü Robert J. Sawyer,

Liste neredeyse sonsuza kadar uzayıp gidiyor, ama herkesin İngiliz Dili ve Edebiyatı üzerine Üniversite’de ders veren bu çiçeği burnunda yazar için ortak fikri aynı: Yayıncılık dünyasında yeni bir yıldız doğdu!

RÜZGARIN ADI”, fantastik kurguya yeni bir soluk getirdi. Yabancısı olmadığımız kadim kötülüklerin, büyülerin, olağanüstü yaratıkların, macera dolu kahramanlık hikayelerinin sil baştan yeniden yaratılmış halini bizlere sundu.

Fantastik kurgu, genellikle alışılageldik bir kurguya sahiptir. Kahramanlarımız vardır, kötü adamlar vardır, aşılması gereken yollar, savaşılması gereken zorlu düşmanlar, güçlü büyücüler, kraliyet entrikaları.

Çoğu kez aynı temalar karşımıza çıksa da, romancının başarısı bunları okurken bizi sıkılmaktan alıkoyar.

Ama, Rothfuss böyle yapmamış; klasik örgülerin neredeyse hepsini yadsıyıp, yepyeni bir fantastik kurgu örgüsüyle karşımıza çıkmış. Öyle ki, türünün sınırlarını zorlayıp, bunu normalde fantastik kurgu okuru olmayan insanların bir solukta okuyup bitireceği bir best seller haline çevirmeyi başarmış.

Kvotheİlk başta, Harry Potter benzeri bir havaya bürünen kitabın ilerleyen bölümlerinde, bunun Harry Potter’ın çocuksuluğuna sahip olmadığını, aynı zamanda, onun hiç olmadığı kadar yetişkin bir hikayeye dönüşmesini, ve içindeki çocuksu öğelerin, ancak, pek çok yıl görmüş insanların içindeki çocuksuluğun bir yansıması olduğunu anlıyor ve bazı yerlerde dayanılmaz bir ağlama isteğimizi bastırıyor, bazı yerlerinde kaşlarımızı düşünceyle çatarken, bazen de farkına varmadan keyifli kahkahalarımızı salıveriyoruz.

Bu muhteşem eserde, efsanevi Star Wars hikayelerinde olduğu gibi, Anakin Skywalker isimli küçük, masum ve sevimli bir çocuğun, tüm galaksiyi korkuyla titreten acımasız Darth Vader haline dönüşmesini andıran bir hikayeye tanık oluyoruz.

Küçük bir çocuğun korkularının, nefretinin, öfkesinin ve kininin ona neler yaptırabileceğini, sevgisinin sınırlarının nereye kadar uzanabileceğini, nerdeyse sınırsız olabilecek gücüne karşın, basit insani duygular karşısında ne denli çaresiz ve kırılgan olduğunu okuyacağız.

Rotfuss yarattığı kahramanına ruh üflerken, nerdeyse hiçbir şeyi unutmamış. Nelerden korkması gerektiğini, küçük bir çocuğun veya genç bir adamın yaşamsal endişelerini, güç arayışını şiirsel bir kahramanlık hikayesine çevirmiş.

Kitabın kahramanı ve kötü adamı Kvothe ile birlikte yer yer biz de utanıyoruz, bazen onun yerine kızıyor, bazen ondan önce zihnimizdeki zırhlarımızı kuşanıyor, bazen onunla birlikte hüzünleniyoruz.

Genelde fantastik kurgu kitaplarında olaylar bir hikayenin çevresinde döner ve karakterler bunun tamamlayıcısı olur. Oysa Rothfuss, muhteşem bir hikayeyi tek bir karakterin çevresinde, bir örümceğin kusursuz bir ağı örmesi gibi oluşturmuş. Öyle ki bu ağdan bir ruhu olan hiçbir canlı kaçamıyor. Bir kez okumaya başladığınız zaman elinizden bırakamıyorsunuz. Bittiğinde baştan başlamak için dayanılmaz bir istek duyuyorsunuz. Elinizde olmadan ikincisini, üçüncüsünü arıyorsunuz.

Çok değil, birkaç yıl sonra, “RÜZGARIN ADI” ve onun devam kitapları, adını yalnızca fantasik kurgunun değil ama edebiyat ve romancılık dünyasının klasik başyapıtları arasında yerini alacak.

Muhtemelen çok geçmeden bu muhteşem eser beyaz perdeye de uyarlanacaktır. İşte o zaman, şimdiden milyonlar olan hayran kitlesi nerelere ulaşır bilinmez.

Hakettiği bu yere geldiğinde, adı “Yüzüklerin Efendisi”, “Buz ve Ateşin Şarkısı”, “Dune” gibi başyapıtlarla birlikte anılacak.

Yayınlandıktan kısa bir süre sonra romancılık dünyasının en prestijli başarılarından biri olan New York Times En çok Satanlar listesinde bir numaraya kadar tırmandı.

Yayınlandığı yıl, ABD’nin Bilim Kurgu/ Fantastik Kurgu alanındaki en önemli ödüllerinden biri olan Quill ödülüne layık görüldü.

Aynı yıl, yayımcılık dünyasının en önemli dergilerinden olan Publishers Weekly tarafından yılın kitabı seçildi.

2008 de ise YALSA ödülü olarak anılan, genç yazarlara verilen ALEX ödülüne layık görüldü.

Serininin ikinci kitabı olan “Wise Man’s Fear” çıkar çıkmaz Newyork Times En Çok Satanlar listesine girdi.

Patrick Rothfuss, çok ender ortaya çıkan türden bir yazar. RÜZGARIN ADI ise gerçek bir başyapıt. Hem fantezi severler, hem de Harry Potter tarzı sürükleyici macera arayışında olanlar, bu kitapta aradıklarından çok daha fazlasını bulacaklar.

– Bora Öngürer – İthaki Yayınları

Kitap, Ağustos ayında İthaki Yayınları’ndan çıkacak ve raflardaki yerini alacak. Okuma listenizi ona göre hazırlayın.

Kitap çıkmadan önce kitaptan 3 bölümü sizlerle paylaşıyoruz. Kitap çıkana kadar bunlarla idare edin. :)

Rüzgarın Adı: Giriş
Rüzgarın Adı: Üniversite
Rüzgarın Adı: Tarbean

Eski Dünyanın Orduları Yayında!
Ay'da Robot Unutmuşuz