Anasayfa » Haberler » Metucon 2016’nın Ardından

Metucon 2016’nın Ardından

metucon-2016-banner

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ve bu sene 20. yılını kutlayan METUCON‘u geride bıraktık.

Peki etkinlikte neler yaşandı?

Rol yapma oyuncuları, masaüstü kutu oyunu sevdalıları, LARP meraklıları ve dahasının nihai buluşma noktası olan METUCON’u geride bıraktık. ODTÜ’nün devasa arazisinde kaybolmadan yemekhane binasına ulaştıysanız oldukça keyifli bir haftasonu geçirdiniz demektir. Biz de FRPNET ailesi olarak etkinlik alanındaydık ve izlenimlerimizi paylaşalım istedik.

Etkinlikten tam bir hafta önce METUCON’a gitmeye karar vermiştim. Bütçe ayarlaması, yol planlaması, çanta hazırlaması derken kendimi Yeditepe Üniversitesi Bilimkurgu ve Fantazi Kulübünün otobüsünde buldum. Otobüslerinde bana yer ayıran sevgili Özlem Güner ve Şan Sarabil’e ne kadar teşekkür etsem azdır. Cuma gecesi yola çıktığımızda bu denli değişik bir maceraya atılacağımı düşünmemiştim.

İlk METUCON deneyimim 2010 yılında trenle olmuştu. Efsane eğlenceli bir tren yolculuğunun ardından, bir ordu gibi Ankara Garı’na iniş yapmıştık. Bu sefer o tadı alamayacağımı hissettiğim anda Sapanca Gölü kıyısına varmadan otobüsümüzün arıza yapmasıyla, kuş uçmaz kervan geçmez bir konumda mahsur kaldık. Haliyle yolculuk uzadı ama otobüsteki insanları daha yakından tanıma ve muhabbet etme imkanı yakaladım.

metucon-2016-gorsel-003

Bu tarz ufak pürüzler her zaman çıkabilir. Keyif almayı bildikten sonra benim açımdan hiç bir problem olmadı. Yeni otobüsün gelmesiyle birlikte Ankara’ya tam gaz giriş yaptık. Herkesin karnı açtı. Bu yüzden etkinlik alanından önce Çatı’ya uğrayıp hunharca yemek yememiz gerekiyordu. Bu da METUCON adetlerinden biriydi tabii.

Çatı’nın meşhur yemekleriyle bir güzel ziyafet çektikten sonra alandaki diğer FRPNET üyeleri ile buluştuk ve planlarımızı yaptık. Sevgili Melis Taze ve Asena Can, kendi tasarımlarını sergiledikleri bir stand açmıştı. Burasını kendimize karargah belirledik. Kubilay Kartal ve Ozan Gürbüz ile yaka kartlarımızı takıp kimlerle konuşacağımızı ve görüşeceğimizi planladık. Fazlasıyla stand ve insan vardı. Uzun bir gün olacağını hissetmem normaldi.

Öncelikle sitemizde de genişçe yer verdiğimiz Stygian: Reign of The Old Ones oyunundan bahsetmek istiyorum. Daha öncesinde Yavuz Sürmeli ile Facebook üzerinden uzun uzadıya konuşup oyun hakkında bilgi almıştık. Etkinlik alanında Stygian’ı görünce ister istemez Cthulhu’nun çağrısına cevap verdik.

metucon-2016-gorsel-001

Bizden duymuş olmayın ama oyunun Kickstarter ve Greenlight’a girmesine pek az bir süre kalmış. El çizimleri ve eski ruh dövüş teknikleriyle göz kamaştırıcı bir iş çıkarttıklarını itiraf etmem gerek. Oyun henüz Alpha sürecinde ama en kısa sürede bizlere bir sunum yapacaklarını söylediler. Stygian: Reign of The Old Ones’dan beklentimiz bir hayli yüksek, umuyoruz ki bu güzel Türk yapımı oyunu deneyimleyebiliriz.

Bir başka oyun standı ise FPS tabanlı bulmaca oyunu Fabric idi. ODTÜ mezunları ve öğrencileri tarafından geliştirilen Fabric bir hayli ilginç görünüyor. Portal+Talos Principle tadındaki oynanış tarzıyla yepyeni bir bulmaca oyunu türü sunuyor. Oyuncu haritadaki bulmacaları çözmek için A ve B noktalarını eşleştirip, platformları birleştirmesi gerekiyor. Oyun çok yakında aramızda olacakmış.

İlk günün keşmekeşinde tanışamadığımız ve ilgilenemediğimiz insanlar elbette oldu. Bir yandan e-spor heyecanı yaşanırken, yemekhanenin arka tarafında 30’a yakın FRP masası bulunuyordu. İnsanların eğlencesini bozmadan şöyle etraflarında turlayarak neler oynattıklarına bakmayı da ihmal etmedik.

Asıl ilgimizi çeken ise HÜCON ekibi tarafından Mind’s Eye Theatre sistemi kullanılarak hazırlanmış LARP’tı. FRPNET ailesinden Ece Yılmaz’ın da bulunduğu ekip 5 aylık bir çalışma sonucunda oldukça iddialı ve güzel bir oyun hazırlamışlar. LARP oyuncularının yorumlarına bakılırsa oldukça keyifli bir tecrübe yaşanmış.

metucon-2016-gorsel-002

Bugüne kadar bir türlü LARP deneyimi yaşayamadım. Ama gelen yorumları hesaba kattığımda bu World of Darkness LARP’ına girmeyi çok isterdim. Hazırlanan alan, atmosfer ve kostümler fazlasıyla ilgi çekiciydi. Ellerinize sağlık çocuklar.

İlk günün sonuna doğru zaman akarken ODTÜ BKFK ekibinden Doğuş Altıntaş ile tanışıp gece düzenlenecek after party için bilgi aldık. Ankara’ya uzun zamandır gelmiyordum ve gece biraz kurtlarımızı dökelim dedim. İlk günün sonlanmasıyla mekana geçiş yapıp eski-yeni tüm insanlarla muhabbet edebileceğimiz sıcak bir ortam oluşturduk.

Zaten kalkıp 400-500 km yol katedip Ankara’ya gelmişiz. Konuştuğumuz insanların çoğu yine İstanbul tayfasından olunca pek bir garip pek bir hoş oldu. Etkinlik alanında tanıştığımız insanlarla kaynaşıp muhabbetin dibine  vurduk. Gecenin ilerleyen saatlerinde çalan müziğe ve diğer müşterilere aldırış etmeden arjantin bardaklarımızı havaya kaldırıp Bard’s Song söylemeyi de unutmadık.

Gecenin verdiği yorgunluk ile ikinci güne biraz geç başladık. Sanırım bu yorgunluğu yaşayanlar sadece biz değildik. Öğle vaktine kadar etkinlik alanı oldukça sakindi. Alt katta AHA ekibi tarafından hazırlanan LARP oynatılmaya başlanmıştı. Kubilay ile diğer standları gezip bilgi alışverişinde bulunmayı unutmadık. Unutmadan eklemeliyim, bu aralar İstanbul’da inanılmaz bir fanzin patlaması yaşanıyor. Benzer bir akım Ankara’yı da vuracak gibi gözüküyor. Neden mi? Çünkü çok güzel bir ekiple tanıştık.

metucon-2016-gorsel-004

İkaros adını verdikleri aylık yayın ile yazılarını paylaşan fanzin grubuyla tanıştık. Editörlerinden İlayda Özpolat bize genişçe bilgi verdi. Fanzin henüz 6 sayı çıkartmış. METUCON için de ufak bir kitapçık hazırlamışlar. Fanzinde Türk edebiyatından, yemek tarifine, gezi rehberlerinden, bilgisayar oyunlarına ve daha da ötesine birçok yazı bulunuyor. Eğer yolunuz Ankara’ya düşerse İkaros Fanzin edinip okumayı unutmayın derim. Oldukça keyifli yazıları bulunuyor.

İkinci günün sonuna doğru artık bizim de enerjimiz bitiyordu. Melis Taze’nin uyarısıyla alanda bir bilgi yarışması olduğunu öğrendim. Eh, bu tarz yarışmalarda edindiğim ünü konuşturmanın vakti gelmişti. “Gidip şunu da kazanayım” dedikten yaklaşık 10 dakika sonra ekip üyeleri tarafından hazırlanmış bilgi yarışmasını kazanıp geri geldim. Sorular oldukça eğlenceliydi. Oluşturdukları sistem de bir hayli mantıklıydı.

metucon-2016-gorsel-005

Günü bitirip Çatı’da son bir yemek yedikten sonra Ankara’dan ayrılık vakti gelmişti. Pazartesi günü yola çıkacağımız için ekip olarak ayrı yollara ayrılarak sabah buluşmak üzere sözlendik. Tam gider ayak Asena Can ve Ozan Gürbüz ile METUCON ekibinin, kulüp odalarının önündeki otoparkta yaptıkları kendi after partylerine de sızmayı başardık. Ama artık gitme vaktiydi.

Sabahın ilk ışıklarıyla Ankara’yı ve METUCON’u arkamızda bırakırken oldukça eğlenceli bir haftasonu geçirdiğimi söylemeliyim. Her an İstanbul’da görebileceğim insanları Ankara’da görmek pek değişik değildi. Öte yandan yeni neslin (Dinozor olduk iyi mi?) heyecanını etkinlik alanında paylaşmış olmak güzeldi.

METUCON’un bu sene 20. yılını kutlaması da oldukça manidardı. Etkinlik alanında vızır vızır çalışan ekip olmasa bile bu 20 yılın verdiği tecrübeyle etkinlik kendi bilincini kazanmış gibiydi. Bir sonraki seneyi şimdiden iple çekiyoruz.

metucon-2016-gorsel-007

Görsel Kaynak: Düş Diyarı Meddahları

Batmobile Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden Geçti
Star Wars'un Gizemli Karakteri Snoke Hakkında İlginç Bir Teori!