Son Haberler
Anasayfa » Haberler » İzmircon 2016, Bozkır Teması ve Türk Kültürü

İzmircon 2016, Bozkır Teması ve Türk Kültürü

izmircon-banner

İzmircon bu sene ilk defa temalı yapıldı ve tema olarak Bozkır, buna bağlı olarak da Türk kültürü seçildi.

Etkinliğin başkişileri Aylin Ayvazoğlu ve Hüseyin Ruhi Küçük ile görüşmelerimiz sonunda İzmircon 2016’da bu yönde bazı şeyler yapalım istedik.

Tabii izninizle hikâyeyi başa sarmak istiyorum. Yaklaşık 5 yıldır İzmircon’a katılırım ve her seferinde de “Güzel olmuş!” diyerek ayrılırım. Özellikle geçen sene katılımı gördükten sonra âcizane bir akademiysen, Türk kültürü ve başta fantastik olmak üzere alt kültür sevdalısı olarak “Buraya Türk kültürüyle ilgili nasıl bir şeyler yapabilirim, bu çocuklara nasıl bir şeyler sunabilirim?” diye düşünmüştüm. Hatta Burak Türköz ile beyin fırtınası yapıp Eshevar İsmail Akabalı ile görüşmüş ve fikirlerimizi anlatmıştık.

izmircon-bozkir01

Daha sonra bu fikir aklıma iyice yattı ve hocam Prof. Dr. Metin Ekici’ye de düşüncelerimi anlattım. Kesinlikle yapılması gerektiği, son derece etkili olacağını düşünüyordu. Gel zaman git zaman bir araştırmam aracılığıyla Hüseyin Ruhi Küçük ile tanıştık. Daha sonra vakit geldi ve Hüseyin’den (herkes Ruhi’yi kullanıyor ama ben Hüseyin’i tercih ediyorum. Çünkü içinde “r” yok. :) ) gelen bir teklifle epey heyecanlandım. Bu sene ilk defa temalı yapacaklardı ve tema Bozkır/ Türk kültürü olacaktı. Bu yönde de benden yardım istediler. Açıkçası benim için kaçırılmayacak bir teklifti.

izmircon-bozkir15

Hemen yakın zamanda yapılan ufak çaplı bir toplantı ile neler yapabileceğimize karar verdik ve bu anlamda çalışmalara başladım. Hocam, yol göstericim, beni yetiştiren Prof. Dr. Metin Ekici’ye durumdan bahsettim ve birkaç telefon görüşmesiyle bazı kişilere ulaşmamı sağladı. Uzun süren telefon trafikleri, Hüseyin ve Aylin’le görüşmeler sonrası karar verdiğimiz üzere İzmircon 2016 alanına bir Yörük çadırı kurulacak, enstitümüzün ortaklığında yapılan bir Türk kültürü sergisi açılacak, Türkiye’nin yaşayan son Köroğlu Destanı anlatıcısı Aşık Ali Rıza Ezgi gelip Köroğlu Destanı anlatacak, enstitümüzdeki projede eğitim almış masalcı arkadaşlarım masal anlatacak, dombra dinletisi olacak, kımız ve ayran ikramı ile çeşitli sergiler olacaktı. Açıkçası etkinliği büyütmek de elimizdeydi ama az hatta hiç bütçeyle, tamamen gönüllülük esasıyla elimizden geleni yaptık. Bu süreçte en çok yorulan Dede Korkut Yörük Türkmen Federasyonu ve Yunus Emre Yörük Türkmen Derneği Başkanı Nihat Erçetin (Nihat Abi demeyi tercih ediyorum.) oldu.

izmircon-bozkir05

Süreç çok heyecanlıydı. Nasıl olacaktı? İlgi alaka olacak mıydı? Çadır bomboş mu kalacaktı? Sorular sorular… Bilemiyorduk ve her şeye kendimizi hazırladık. Amaç neydi? Amaç bir kişiye bile olsa, evet bir kişiye bile olsa Türk kültüründen bir şeyler sunabilmek, katabilmekti. Tüm riskler göze alınabilirdi. En fazla kimse gelmezdi veya çadırı kurarken elime paslı çivi batar ve tetanoz aşısı olurdum (Evet, çivi battı ve tetanoz aşısı oldum.). :)

İzmircon 2016 haftası çok hareketli geçti. Dombra çalmaya gelecek arkadaşım son dakika pürüzüyle gelemeyince hemen birilerini ayarlamak gerekti. Burada devreye sevgili Kazakistanlı öğrencilerim girdi ve bu etkinlik için adeta seferber oldular. Neyse ki bu pürüzü de giderdik ve her şey hazırlandı. Tabii heyecan dorukta. Çünkü etkinlikte Türk kültürü için bir şeyler yapabilmeyi çok istiyoruz ve etkinliğin Bozkır temasının belki de en belirgin kısmı biziz.

izmircon-bozkir10

Maceramız etkinlikten bir gün önceki cuma başladı. Çadırda sergileyeceğim Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Doğu Türkistan (Uygur) kıyafetleri, silahlar ve diğer tüm eşyalar için İzmircon ekibinden Anıl ve iki arkadaş gelip beni aldılar. Tabii ben çoktan Burak Türköz’ü ve sevgilim Senem Yılmaz’ı seferber etmiştim. 2 gün boyunca benimle birlikte olup işlere koşacaklardı.

Tepekule Kongre ve Sergi Merkezine geldiğimde ilk gördüğüm şey son derece heyecanlı ve istekli bir ekip oldu. Bir süre kendilerini izledim ve bu etkinlik için ne kadar canla başla çalıştıklarını gördüm ki sonraki 2 gün daha da çok çalıştılar ve birçok sıkıntımızı çözdüler. Vakit geçti ve çadırın kurulmasında bir son dakika golü yedik. Çadırı biz kurduk. Nihat Abi bizi yönlendirdi, İzmircon ekibi de canla başla çalıştı ve çadırımızı kurduk. Silahları ve eşyaları yerleştirdik. Artık bir sonraki günü bekliyorduk.

Etkinliğin birinci günü ciddi bir kalabalık mevcuttu. Açıkçası sevindirici bir durumdu bu. Böyle bir etkinliğin göreceği ilgi daha sonraki yıllar için ve tabii ki daha büyük işler için güç demekti. Kaldı ki öyle de oldu diye düşünüyorum. Alana erkenden geldik ve çadırda yerimizi aldık.

izmircon-bozkir02

İlgi beklediğimizin üstündeydi. Yaşları 15-16 civarı gençler çadıra ve sergiye ciddi ilgi gösterdiler. Bize destan anlatımının, dombra dinletilerinin ne zaman olduğunu soranlar, kımız deneyenler, Türk kültürüyle ilgili bilgi isteyenler derken sürekli gelip giden oluyordu. Çadırda ilk olarak Aşık Ali Rıza Ezgi hocamızdan Köroğlu Destanı’nın Kiziroğlu Mustafa Bey kolunu dinledik. Hocamız hepimizi mest eden bir icrada bulundu ve çadırdaki herkesin pür dikkat dinlemesi ve yüzlerindeki ifade tüm yorgunluğa değdi. Ardından Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde yapılan “Zaman Zaman İçinde: Somut Olmayan Kültürel Miras Masal Anlatıcıları Eğitimi Projesi” kapsamında Judith Libermann’dan eğitim almış olan masal anlatıcıları Selnur Şarman Okutan ve Mahir Onur Tutar masallarıyla dinleyenleri büyülediler. Son olarak da Kazakistan’dan öğrencilerim Aykız Baurzhankyzy ve Garifa Kylyshova dombra çalıp “küy” (Kazakistan’da türkü) söylediler, enstitümüzün misafiri Zhanagul Sametova dombra çaldı, enstitümüz öğrencilerinden Zhazira Tashmatova da dombra ile ilgili bilgi verdi. Öğrencilerimden Özbekistanlı Olimdjon Elov ve Kırgızistanlı Cholpon Osmonalieva da geleneksel kıyafetleriyle etkinlik alanında ve çadırda bulundular. Tüm bu etkinliklere ilgi beklediğimizin gayet üstündeydi.

izmircon-bozkir09

Tabii çadırın yanında açtığımız sergiden de bahsetmem gerekiyor. Enstitümüz desteğiyle Maltepe Askeri Lisesi öğrencileri Emrecan Uğur ve Emre Orta tarafından Öğr. Üstteğmen Murat Ertürk danışmanlığında hazırlanan “Bizde de Var Anlatamadık! Allayıp Pullayıp Dünyaya Tanıtamadık. Somut Olmayan Kültürel Miras (Kahraman ve Karakterler) Sergisi” çadırımızın hemen yan tarafındaydı. Bu kısma da ilgi çok büyüktü. İnsanların “Aa Türk mitolojisinde şu varmış.” cümlelerini “Tulpar’ı öğrendim.” tepkilerini sık sık duyduk. Sürekli olarak bilgi almak isteyen kardeşlerimize yetişmeye çalıştık.

En çok ilgi çeken masalarımızdan biri silah sergisiydi. Sergiyi hiçbir karşılık beklemeden gelip açan ve iki gün boyunca sürekli ayakta, sergi başında insanlara bilgi veren kardeşimiz Recep Efe Çoban’ın başı bir saniye bile boş değildi. Onu insanlara Türk kültürü, Türk silahlarıyla ilgili bilgi verirken görmek ziyadesiyle keyif vericiydi.

Kımız konusunda durum dengeliydi. Hemen hemen deneyen herkes kımızı ilk defa deniyordu ve ya çok beğendiler ya da hiç beğenmediler. :) Aynı şekilde Yörük ayranı ikramımız da epey ilgi gördü. Maksat Türk kültüründen bir şeyleri oradaki gençlere sunmaktı. Öyle de oldu.

izmircon-bozkir07

İki gün boyunca benden, Burak Türköz’den, Nihat Abi’den sürekli olarak bilgi isteyen, bize bir şeyler soran gençler bizim için en büyük kazançtı. Çadırdaki etkinliklere katılan kardeşlerimiz, “Ben Türk mitolojisiyle ilgili kitap okumak istiyorum.” diyip benden kitap isimleri isteyenler, “Bizim kültürümüzde de böyle şeyler varmış.” diyip mutlu olanlar, sergiyi dolaşanlar derken gördüğümüz ilgi bizim için fazlasıyla tatmin ediciydi.

Burada emeklerini belirtmem ve tabii ki teşekkür etmem gereken isimleri anmadan edemeyeceğim. Öncelikle tüm bu süreçte desteği ve yol göstericiliğiyle hocam Prof. Dr. Metin Ekici’ye teşekkür etmek istiyorum. Ardından etkinliğin Bozkır ve Türk kültürü kısmında benimle birlikte canla başla çalışan ve çadırı kurup, kımız ve ayran ikramlarını bizzat yapan Dede Korkut Yörük Türkmen Federasyonu ve Yunus Emre Yörük Türkmen Derneği Başkanı, Türk kültürü aşığı Nihat Erçetin’e, iki gün boyunca her işe koşan, gezmeye geldiği İzmircon’da benim yüzümden çalışıp yorulan Burak Türköz’e, bizi kırmayıp gelen ve Köroğlu Destanı ile bizleri mest eden Âşık Ali Rıza Ezgi’ye, masallarıyla bizi başka diyarlara sürükleyen Selnur Şarman Okutan ve Mahir Onur Tutar’a, bize dombra başta olmak üzere Türk Dünyası’ndan kesitler sunan Kazakistanlı Aykız Baurzhankyzy, Garifa Kylyshova, Zhanagul Sametova ve Zhazira Tashmatova ‘ya, Özbekistanlı öğrencim Olimdjon Elov ve Kırgızistanlı öğrencim Cholpon Osmonalieva’ya, hafta sonunu bize ayırıp sergiyi getiren ve kuran Türk mitolojisi ve fantastik edebiyat sevdalısı hocamız Öğr. Üstteğmen Murat Ertürk’e, silahların başında durup belki de yaptığımız işler içerisindeki en ilgi çeken işe imza atan ve her an insanlara büyük bir hevesle bilgi veren kardeşim Recep Efe Çoban’a ve iki gün boyunca her an yanımda olup bana yardım eden sevgilim Senem Yılmaz’a sayısız teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

izmircon-bozkir13

Özellikle teşekkür etmem ve haklarını teslim etmem gerekenler ise tabii ki İzmircon ekibi. Başta Aylin Ayvazoğlu ve Hüseyin Ruhi Küçük. Çalışmanın tüm aşamalarında son derece profesyonel ve yapıcı tavırlarıyla her işi gayet güzel ayarlayıp idare ettiler. Bu kadar büyük bir etkinliğin sorumluluğunu layığıyla taşıyarak ne kadar kıymetli iki insan olduklarını göstermiş oldular. Daha güzel işler yapacaklarına adım gibi eminim. Böyle bir etkinlikte seçtikleri tema ve davetlerinin yanında tüm işlerde, en ufak isteklerimizde bile anında çözüm ürettiler ve müthiş bir işçilik ortaya koydular. Kendilerini buradan tebrik ediyorum ve şahıslarına teşekkürlerimi sunuyorum. Bir diğer tebrik ve teşekkür de İzmircon 2016 ekibine. Tüm etkinlik boyunca canla başla, azimle, istekle çalışan ve tüm bunları yaparken gayet eğlenceli bir görüntü çizen bir ekip mevcuttu. Enerjileri harikaydı. Anıl, Burak, Yusuf, Atakan, Mehmet, Pınar, Melisa ve ismini hatırlayamadığım ya da öğrenme şansımın olmadığı tüm güzel insanlar… müthiştiniz. Hepinize ayrıca teşekkürler.

izmircon-bozkir12

Son olarak söylemek istediklerim şudur ki bu etkinlik Bozkır teması ve Türk kültürü açısından amacına ulaşmıştır. Etkinliğin geri kalan kısımları da kusursuz denebilecek seviyede ilerliyordu ki katılan herkes son derece memnun ayrıldı. Biz, imkanlar dahilinde kardeşlerimize kültürümüzden bir şeyler sunmaya ve Türk kültürü ile bu alt kültür camiasını buluşturmaya çalıştık. İki gün boyunca gördüğümüz ilgi bizi fazlasıyla mutlu etti ve daha sonra yapılabilecek işler için umut verdi.

Netice itibariyle İzmircon 2016 genç ve dinamik bir ekibin azimle, istekle ve heyecanla çalışıp ortaya herkesin memnun kaldığı üst düzey bir iş çıkardığı kaliteli bir etkinlik olup “Hala umut var.” dedirten, “Güzel işler yapılıyor, dahası da yapılabilir.” dedirten muazzam bir şenlik olmuştur.

Saygılar ve sevgilerimle…

Star Wars: Battlefront 2 Doğrulandı. İçeriğini de Yeni Filmlerden Alacak
Türk Yapımı Cthulhu Oyunu Stygian, Steam'de Yeşil Işık Yakmaya Hazır