Anasayfa » Haberler » En İyi Canavar Hikayesini Yazın, Monster Kazanın!

En İyi Canavar Hikayesini Yazın, Monster Kazanın!

monster-laptop

En iyi Canavar hikayesini yazın, Türkiye’nin en iyi oyun bilgisayarı Monster‘ı kazanın!

Frpnet ve Monster işbirliği ile son zamanların en fantastik yarışmalarından birine katılmak ister misiniz? Tek yapmanız gereken kaleminizi çıkartıp, fantastik bir hikaye yazmak.

Yazacağınız hikaye, Türkiye’nin önde gelen fantastik kurgu uzmanı isimler tarafından değerlendirilecek. Sonucunda ise Monster’ın canavar notebooklarından biri olan Monster Abra‘yı kazanma fırsatı yakalayacaksınız. Ayrıca yazdığınız hikayenin yayınlanması da cabası.

Yarışmanın kuralları şu şekilde:

  • Hikaye konusu serbesttir. Herhangi bir fantastik mekanda ve zamanda geçebilir.
  • Hikayenin merkezinde Semruk, Tulpar, Huma, Abra ve Markut olacaktır. Hikayenin merkezinde bu 5 yaratık da olacaktır, sadece 1 tanesi değil.
  • Bu beş canavar, mitolojide bahsedildiği şekillerde geçecektir. (Örneğin; Abra, bir kedi olarak anlatılmayacaktır)
  • Hikayeler en fazla 4000 kelime olacaktır.
  • Yarışmaya katılım süresi 1 aydır. (10 Aralık 2014, son katılım tarihidir)
  • Katılım süresi bittikten 1 ay sonra kazanan hikaye açıklanacaktır. (Ocak ayının ikinci haftası içerisinde)
  • Her katılımcı sadece 1 hikaye ile katılabilir.

Semruk, Tulpar, Huma, Abra ve Markut ne dediğinizi duyar gibiyiz. Bunlar Türk mitolojisinin efsanevi yaratıklarının olmasının yanı sıra Monster firmasının da canavar gibi notebooklarının modellerine ilham kaynağı oluyor. Monster ismindeki bir Türk markasının bu kadar güçlü notebook modellerine de Türk mitolojisinin güçlü ve kudretli yaratıklarının isimlerini vermesi çok doğal.

Semruk, Tulpar, Huma, Abra ve Markut yaratıklarının hepsini barındıran fantastik bir hikaye yazarak yarisma [@] frpnet.net adresine postalayın.

monster-abra-resim1

Yazdığınız hikaye Göktuğ Canbaba, Erbuğ Kaya, Kayra Keri Küpçü, Seçkin Sarpkaya ve Mehmet Berk Yaltırık‘tan oluşan jüri tarafından değerlendirilmeye alınacak. Jüri tarafından birinciliğe layık görülen hikayenin sahibine Monster Abra A5 notebook hediye edilecek.

Kazanan hikaye, küçük bir kitapçık olarak tüm Monster bilgisayarlar ile birlikte hediye edilecektir. Aynı zamanda yabancı dile de çevriltecektir. Kazanan hikaye aynı zamanda FRPNET Dijital Kitaplar‘da e-kitap olarak yayınlanacaktır.

Hikayenin kullanım ve dağıtım hakkı Frpnet ve Monster Notebook’a ait olacaktır.

Yaratıkların detaylı açıklaması Deniz Karakurt tarafından hazırlanan Türk Söylence Sözlüğü içerisinde de bulunuyor. Sözlükten alıntı yaparak, bu yaratıkların görünümleri, karakterlerini ve özelliklerini sırasıyla paylaşalım.

Semruk / Çift Başlı Kartal

Çift başlı kartal şeklindedir. Güç ve kudretin sembolüdür. Doğunun ve batının hakimiyetini sembolize eder. Çift başlı kartal simgesini de Türkler, Orta Asya kültüründen göçler ve fetihler sayesinde tüm Dünya’ya taşımıştır.

Bakır tırnaklıdır. Sağ kanadı ile Güneş’i, sol kanadı ile Ay’ı kaplar. Yaşam Ağacı’nın tepesinde yaşar. Gökten yıldırımlar indirir. Altın renkli kanatları vardır. Pençeleriyle Ay ve Güneş’i tutar. Göğün kapısını bekler. Gece ve gündüzü, ak ve karayı, aydınlık ve karanlığı, evrendeki çiftliği simgeler. İki kartal, Yer ve Gök’ün tam ortasında evrenin dönüşüne uyarak birbirlerinin etrafında dönmeye başlamışlar ve sonra da birbirleriyle kaynaşıp tek bir varlık olmuşlardır.

Tulpar / Kanatlı At

Eşdeğer: TOLPAR

Uçan At. Kanatları olan genelde beyaz veyâ kara (tek renk) bir at olarak betimlenir. Kuday (Tanrı) tarafından yiğitlere yardımcı olması için yaratılmıştır. Bunlar Manas destanında, ünlü savaşçıların bindiği, rüzgarı bile geçen efsânevî atlardır. Başkurt inançlarına göre onların kanatlarını hiç kimse göremez çünkü Tulpar kanatlarını yalnızca karanlıkta ve çok uzun mesâfeleri aşarken açar. Eğer birisi Tulpar’ın kanatlarını görürse, onun kaybolacağına inanılır. Moğolya devlet armasında Tulpar motifi yer alır. Ayrıca Kazakya’da bir havayolu şirketinin adı olarak kullanılmaktadır. “Tulpar” adı yalnızca Türk lehçelerinde değil komşu Avar, Lak, Andı, Dargı ve Tabasaran kavimlerinin dillerinde de yer alır. Osetler’de “Tolpar”, Çeçenlerde ise “Turpal” olarak bilinir. Bir Kumuk atasözünde şöyle der:

Tulpar yerün birevü buççağunda bulsa da, öz yılkısın tabar.

(Tulpar Dünyâ’nın bir başka köşesinde olsa da, kendi sürüsünü bulur.)

Huma / Efsanevi Kuş

Eşdeğer: 1. HOMA, HOMAY, HÜMA 2. KUMA, KUMAY

Görünmeden dinlenmeksizin uçan, asla yere inmeyen efsânevî kuş. Bazı kaynaklarda ayakları olmadığı söylenir. Huma kuşunun canlı olarak asla yakalanamayacağı yaygın inançlar arasındadır. Kendini yakarak tükettiği ve küllerinden yeniden doğduğu söylenir. Cennete yaşadığı, çok yükseklerde uçup yedi kat göklerde ve burçları oluşturan takımyıldızlar arasında dolaştığı anlatılır. Hattâ Tanrı’ya kadar gidip gelebilen bir kuş olduğu bile ifâde edilir.

Başına konduğu kimseye mutluluk ve şans getirdiğine inanıldığı için Talih Kuşu veyâ Devlet Kuşu olarak da bilinir. Eski çağlarda bir hâkan ölünce halk bir alanda toplanır ve göğe bir kartal salınırdı, onun omzuna konduğu veyâ bazı uygulamalarda gölgesinin üzerine düştüğü kişi yeni hâkan olarak seçilmiş olurdu. Hümayun kelimesinin krallık veyâ hükümranlık anlamlarını içermesi bu nedenle Huma Kuşu ile alâkalıdır. Onun da “Umay (Humay)” adıyla ilgili olduğu düşünülür. Bu bağlamda tanrıça Umay Ana’nın kuşu olduğu da öne sürülen görüşler arasındadır. Bir Anadolu Halk türküsünde; “Kuma kuşu yükseklerden seslenir,” şeklinde bahsi geçen bu kuş Türk halk edebiyatında erişilemeyecek yüksekliklerin bir simgesidir. Sibirya inançlarında ise Hubay adlı kötü bir ruhun varlığından bahsedilir.

Abra / Yeraltı Yılanıları

Eşdeğer: 1. APRA ve YUTMA 2. ABURA ve UTMA

Yeraltındaki “Büyük Deniz”de (Tengiz/Tingiz’de) yaşayan ve ejdere benzeyen devasa iki yılandır. Timsaha benzer bir görünümleri vardır. Çatal kuyruklu ve dört ayaklıdırlar. Yapılan betimlemelere göre yeşil baldırlı, ak göğüslü, kayık gibi yassı çenelidirler. Erlik’in sarayını korurlar. Bir Yağna’yı (fili) tek lokmada yutabilirler. Gözleri parlak bakır renklidir. Ayakları ise kızıldır. İnanılmaz büyüklüktedirler, onları görenlerin yüreğine korku basar. Çok güçlü çeneleri vardır. Abra ve Yutpa, Erlik Han’ın sarayının bekçileri olarak da söylencelerde yer alırlar. Şaman elbisesinde ve davulunda onları simgeleyen resimler veyâ bez parçalarından yapılmış temsili figürler bulunur. Bu iki yeraltı yaratığı bazı
kaynaklarda Ker Abra ve Ker Yutpa olarak da anılırlar.

AnlamAbra: (Ab/Ap/Av/Az). Suda yüzen veyâ suları yöneten demektir. Abramak fiili, deniz taşıtlarını yönetmek mânâsı taşır. Aparmak kelimesi kapmak, alıp götürmek anlamlarını içerir. Ayrıca ağırlık içeriği kelime kökünde ve sözcük anlamında mevcuttur. Anadolu Türkçesi’nde Abra sözcüğü, tartıya koyulan ağırlık demektir. Ebren/Evren ise ejderha anlamı taşır.

Markut / Efsanevi Kuş

Eşdeğer: MERKÜT

Altay ve Moğol mitolojisindeki efsânevî kartaldır. Şamanları korur ve göğe yaptıkları yolculukta yardımcı olarak ruhlarına kılavuzluk eder. Güçleri tükenince sırtında yeryüzüne indirir. Anadolu’da yörük boyları arasında da rastlanan bir motiftir. Altaylardaki şamanların dualarında bu efsânevî kuşa şöyle seslenildiği kaydedilmiştir: “Sol kanadı Ay’ı örter / Sağ kanadı Güneş’i / Ey dokuz kartalın anası!