Edebiyat

İthaki, George Orwell Külliyatını Yayınladı

George Orwell‘in unutulmaz eserlerinden 1984, Hayvan Çiftliği, Paris ve Londra’da Beş Parasız, Rahat Bir Nefes İçin, Katalonya’ya Selam, Wigan İskelesi Yolu ve Papazın Kızı adlı romanları İthaki Yayınları etiketiyle çıktı.

1984

George Orwell yazdığı kitaplar ve denemelerin yanı sıra kişiliği, ideolojisi
ve yaptıklarıyla da 20. yüzyıla damga vuran, hatta çağımızı değiştiren bir isim. Orwell’in maharetleri her ne kadar kitaplarıyla sınırlı olmasa da başyapıtı 1984 sadece distopya edebiyatında değil, dünya edebiyatında
bir mihenk taşı.

“Bilinçlenene Kadar Asla İsyan Etmeyecekler, İsyan Edene Kadar Bilinçlenmeyecekler”

Yıl 1984. Savaş ve devrimden sonra değişmiş, tanınmayacak halde bir dünya. Bu dünyayı kontrol eden üç büyük ülke: Okyanusya, Avrasya ve Şarkasya. Okyanusya’da iktidarı elinde tutan Parti. Parti’nin sureti Büyük Birader. Herkesin gece gündüz, adım adım izlendiği bir düzen. Eylemleri ve hatta düşünceleri kontrol altında tutan Düşünce Polisi.

Winston Smith, bu totaliter düzen içinde, Hakikat Bakanlığı’nın Arşiv Bölümü’nde çalışıp büyük bir özenle geçmişi Parti adına yeniden yazmaktaydı. Ancak içten içe özgürlük ve sisteme karşı başkaldırma hayalleri kuruyordu. Kendisi gibi düşünen, Parti’yi çökertmek isteyen başkalarının olduğuna da emindi.

Kendisiyle aynı uğurda savaşan yoldaşlarından birine âşık olup en büyük yasaklardan birini çiğneyen Winston, bu isyanında savaşın, özgürlüğün ve cehaletin ne anlama geldiğini, bireyselliğin bedelinin ne olduğunu, iktidarın sınırlarının nereye kadar uzandığını zor yoldan öğrenecekti.

1984, özgürlüğün ve özgünlüğün karabasanı.

“En sevdiğim kitaplardan biri. Defalarca, sıkılmadan okudum.”
– Margaret Atwood

Prometheus Şeref Kürsüsü Ödüllü 1984‘ü Begüm Kovulmaz Türkçeye çevirdi.

Hayvan Çiftliği

George Orwell‘in Hayvan Çiftliği, siyasi hiciv geleneğinin ve distopyanın çağımızdaki en iyi örneklerinden biri.

“Tüm hayvanlar eşittir. Ama bazı hayvanlar daha eşittir.”

Kurgusal bir dünya. Eşitlikten uzak bir düzen. Bir tarafta açgözlü, dik kafalı, hırslı insanlar. Diğer tarafta ise insanların anlayıştan uzak, kötücül yönetiminden usanmış, ezilen hayvanlar. İki tür arasındaki savaşın kıvılcımlandığı bir çiftlik. Bu çiftlikte bilinçlenip kendilerini geliştirerek tüm hayvanları insanların zorbalığından kurtarmayı amaçlayan bir hayvan topluluğu. Büyük bir iktidar savaşı.

Konak Çiftliği’ndeki hayvanlar, sahipleri Bay Jones’un tahakkümünden kurtulup kontrolü ele geçirdiklerinde özgürlük ve eşitliğe dayanan bir gelecek hayaline kapılmışlardı. Bay Jones çiftliğini geri almak için planlar yaparken Kartopu ve Napolyon adlı domuzların liderliğindeki hayvanlar da çiftliğin düzenini süratle “insani” bir seviyeye çekmeye başlamıştı.

Hayvanlar her ne kadar domuzların izinden gitse de kurdukları düzen demokratikti. En nihayetinde tüm hayvanlar eşitti. Ama gerçekten öyle miydi? İnsanların rolünü üstlenmeye başlayan domuzlar günbegün gücü ele alacak, hayvanlar ise otorite sahipleri değişse de otoritenin değişmediğini göreceklerdi.

Hayvan Çiftliği, tiranlığın sonu gelmez döngüsü.

“Modern tarihin karanlık tarafı üzerine yazılmış en önemli hiciv.”
– Malcolm Bradbury

Orwell’in 1945 ve 1947 tarihli önsözleri ve Burak Şentürk’ün illüstrasyonlarıyla yayınlanan Retro Hugo En İyi Novella ve Prometheus Şeref Kürsüsü ödüllü kitabı Türkçeye çeviren isim Begüm Kovulmaz oldu.

Paris ve Londra’da Beş Parasız

Henüz bir yazar adayı olan George Orwell, Burma’daki polislik görevini bırakıp Londra’ya döndükten sonra şehrin evsizlerini araştırdı ve bu konuda yazılar yazdı, 1928 baharında, Hemingway, Fitzgerald gibi yazarların da orada yaşadığı bir dönemde Paris’e gitti ve bambaşka bir sefaletle karşılaştı. 1933’te yayımlanan yarı otobiyografik Paris ve Londra’da Beş Parasız hayatının ayrıcalıklarını bir kenara koyan genç bir yazarın edebiyat dünyasına adım attığı o eser olma özelliğini de taşıyor.

Orwell kitabın ilk yarısında Paris’i anlatır. Kaldığı, her tarafı böceklerle dolu oteldeki karakterlerden başlar yazmaya, aç kalmanın gerçekten ne anlama geldiğini, restoranların mutfaklarındaki emek sömürüsünün ne kadar ileri gittiğini ortaya serer ama onlarla beraber bu hayata gülmeyi de bırakmaz. İkinci kısımda ise bakış açısını Londra’daki evsizlerin göçebe yaşamlarına, bu insanların kaldıkları çeşitli sığınma yerlerindeki hayat koşullarına çevirir. Aklındaki soru gayet nettir: Evsizler neden vardır?

“Paris ve Londra’da Beş Parasız, bir Balzac romanı gibi insanı varoluşun hüznünü düşündürmeye yönelten bir eser.” – Panait Istrati

“Bazı açılardan en iyi eseri. Genç bir adamın izlenimlere açıklığına, diyaloğa dair harika gözlemine ve anekdotları olduğu gibi aktarmaya dair hevesine sahip.” – James Wood

Yokmuş gibi yapılan bir sosyal sınıfın üzerine ışık tutan sarsıcı bir yoksulluk portresi olan Paris ve Londra’da Beş Parasız‘ın çevirmenliğini Zühre İlkgelen yaptı.

Rahat Bir Nefes İçin

George Orwell, 1937’yi İspanya İç Savaşı’nın tam ortasında geçirmiş ve aynı yılın Mayıs ayında boğazından yaralanmıştı. 1938’e ağır hasta olarak giren Orwell, sıcak bir iklimde daha hızlı iyileşeceği tavsiyesini alınca, kışın Marakeş’te yaşadı. Bu dinlenme döneminde yazdığı Rahat Bir Nefes İçin 1939’da yayımlandı.

George Bowling, kırk beş yaşında, evli ve çocuklu, gittikçe kilo alan bir sigortacıdır. Geleceğe dair bir korku büyüyordur aklında. İkinci Dünya Savaşı’nın kapıda olduğu günlerdir sonuçta. Bowling uzaklaşmalı, yaşadığı yeri terk edip çocukluğunun masumiyetine, huzuruna geri dönmelidir. George Orwell’in yayımlanan yedinci kitabı olan Rahat Bir Nefes İçin nostaljiye, orta sınıfın özgüven aşındırıcı kaygılarına dair unutulmaz bir eleştirinin romanı.

“Yazarlığındaki tarzı onu ölümsüzlerin kategorisine yerleştiriyor, eleştirmenliğindeki cesareti ise açtığı acı savaşların ötesinde yaşıyor.”
– Christopher Hitchens

“Fazlasıyla komik, aynı zamanda canlandırıcı bir şekilde gerçekçi. 1984’ün embriyo hali burada. Hayvan Çiftliği’nin de. Hem iki klasiğin tohumlarını içeren hem de kendi başına zengin bir okuma deneyimi sunan nadir romanlardan.”
– Sunday Times

George Orwell’in mizahi yanı en güçlü eseri olarak tanımlanan Rahat Bir Nefes İçin romanını Begüm Kovulmaz dilimize çevirdi.

Katalonya’ya Selam

George Orwell’in İspanya’da anti-Stalinci milislerin arasında, General Franco’ya karşı direniş sırasında yaşadıkları, politik düşünceleri için kilit bir noktadaydı. Kendisinin daha sonra Barselona’da yaşadıklarına dair, “İlginç bir şekilde bütün bu deneyim beni insanlığın iyiliğine daha az değil, tersine daha fazla inandırdı,” diyeceği olayları anlattığı Katalonya’ya Selam, yayımlandığında ticari açıdan başarısız olsa da günümüzde İspanya İç Savaşı dendiğinde okunması gereken bir klasik mertebesine yükseldi.

Orwell 1936’da İspanya’ya gittiğinde iç savaş hakkında gazetecilik yapmayı planlıyordu ama kendini orada bulunca General Franco’ya karşı milislerin yanında yer aldı. O dönemden sonra yazdığı her ciddi eserin doğrudan ya da dolaylı olarak totaliteryanizme karşı, demokratik sosyalizmin yanında olduğunu söyleyen Orwell’in yenilgiyle sona eren bu direnişte bizzat yaşadıklarını anlattığı Katalonya’ya Selam bir isyanın umutları, ihanetleri ve milis hayatının tabiatına dair mühim bir tarihi belge.

“Orwell’in en iyi eseri, belki de İspanya İç Savaşı’na dair en iyi kitap.”
– The New Yorker

“Okunduğunda bir daha unutulmayacak bir kitap.”
– Chicago Sunday Tribune

Orwell’in İspanya iç savaşında yaşadıklarını yansıtan Katalonya’ya Selam, Enis Köksaldı tarafından Türkçeye çevrildi.

Wigan İskelesi Yolu

George Orwell, editörünün Kuzey İngiltere’deki işsizlik ve sosyal koşullar hakkında yazmasını tavsiye etmesinin ardından 1936’da 31 Ocak’tan 30 Mart’a kadar Wigan, Barnsley ve Sheffield’da yaşadı, orada araştırmalar yaptı. Yazarın beşinci kitabı olan Wigan İskelesi Yolu bu araştırmalar, yerinde gözlemler ve röportajla kaleme alınıp 1937’de yayımlandı.

Orwell iki kısma ayırdığı kitabın birinci kısmında fabrika çalışanlarının, madencilerin, işsizlerin hayatlarını irdeler. İkinci kısımda ise değindiği konular gayet nettir: Bu korkunç yaşam koşullarına katlanılabilir mi, sosyalizm bu koşulları değiştirebilir mi ve sosyalizmin, kapitalizmin en çok sömürdüğü sınıflar tarafından benimsenmemesinin sebepleri nelerdir? Sosyal adaletsizliğe dair öfkeli, dürüst bir kalemle yazılmış Wigan İskelesi Yolu, Orwell’in en kıymetli ve çarpıcı sosyolojik çalışmalarından biri.

“Wigan İskelesi Yolu, yıkılmış bir İngiltere’nin cehennemi aratmayacak manzarasını ortaya seriyor ve daha adil bir toplumun nasıl yaratılacağını ele alıyor.” – The Guardian

“Orwell’in düsturu basitti, hakikat ve ‘iyilik’ temelliydi, önemli bir adamdı ve özgündü çünkü aynı düsturu sınıfsal düşmanlarına da, sosyalist yoldaşlarına da uyguluyordu.” – The New Yorker

Orwell‘in beşinci kitabı Wigan İskelesi Yolu‘nun çevirisini Zühre İlkgelen yaptı.

Papazın Kızı

George Orwell dört dönem boyunca öğretmenlik yaptığı bir zamanın ardından, 1934 yılında deneysel bir metni kaleme almaya başladı. James Joyce’un edebiyatından izler taşıyan, beş ayrı ve kendine has kısma ayrılmış Papazın Kızı adlı bu roman 11 Mart 1935’te yayımlandı. Her ne kadar Orwell’in pek memnun olmadığı eserlerinden olsa da Papazın Kızı, yazarın çalışmaları arasında ayrıksı tarafıyla yıllar içinde kendine özel bir yer edindi.

Dorothy Hare uslu bir kızdır, bir papaz olan babasının her istediğini yerini getirir. 1930’ların ekonomik buhranı içindeki İngiltere’de hayat zordur, borçlar biriktikçe birikir. Kilisenin çocuk tiyatrosu için kostümler hazırlayan Dorothy’nin etrafındaki yoksulluktan etkilenmemesiyse mümkün değildir. Derken kendini Londra’da ne yapacağını bilemez bir halde bulur, ipek çoraplar giymiştir, cebinde para da vardır ama kim olduğuna dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Papazın Kızı, babasının, dininin korunaklı sınırları dışında kalıp toplumsal gerçeklerle aniden yüzleşen bir masumun bir acayip serüveni.

“Orwell içinde kendimizi gördüğümüz, ödün verilmiş hayatları anlattı.”
– The Observer

“Her yaşta tekrar keşfedilebilecek ve keşfedilmesi gereken bir yazar.”
– Irish Times

Beş ayrı kısımdan oluşan Papazın Kızı, Niran Elçi tarafından dilimize kazandırıldı.

Keyifle okuyun.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Gotik Edebiyatın Klasik Örneği "Vathek" Geliyor

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.