Edebiyat

Aldous Huxley’den Gerçekçiliği Elden Bırakmayan Bir Ütopya – Ada

Distopya edebiyatının en tedirgin edici başyapıtlarından Cesur Yeni Dünya‘yı yazan Aldous Huxley’nin ütopik ikizi olan Ada, İthaki Yayınları etiketi ile raflardaki yerini aldı.

Otomatik Portakal’ın yazarı Anthony Burgess’ın da en iyi doksan dokuz modern roman arasında saydığı Ada‘da Aldous Huxley, çocuklar birden fazla aile tarafından yetiştirilebilir mi, geçmiş travmaların etkisinden kurtulup aydınlanmak mümkün mü, Batı bilimi ile Doğu felsefesi harmanlanabilir mi, bir ülke yayılmacı politikalar uygulamadan da var olabilir mi gibi soruları irdeliyor.

Yakın zamanda eşini kaybeden gazeteci Will Farnaby, görünüşte bir deniz kazası sonucu, Pasifik Okyanusu’nda yüz yirmi yıldır gözden uzakta gelişen, zengin petrol kaynaklarına sahip bir adanın, Pala’nın sahiline sürüklenir. Will, âdeta bir cennette yaşayan bu ütopyanın sakinleriyle tanıştıkça, Pala’ya gelmekteki asıl amacını da sorgulamaya başlar.

“Huxley, insanın sınırları ve potansiyelinin tamamen anlaşılması sayesinde iyi bir hayatın gelişebildiği hayali bir tropik ada gösteriyor bize.”
– Anthony Burgess

“Romanın dini fanatizme, büyük askeri güç kullanımına, petrolün jeopolitik önemi ve yapay döllenme gibi konulara dair uyarıları, çağımızın ikliminde fevkalade öngörülü geliyor.”
– The Guardian

Yazarın 1962 yılında yayımlanan son kitabı olan 352 sayfalık Ada‘yı, Seniha Akar Türkçeye çevirdi.

İyi okumalar.

Bu İçeriğe Oy Verin

İlginizi Çekebilir  Vaizin Zamanı Çoktan Gelmişti: Vaiz - Teksas Yolları İncelemesi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

Log In

Forgot password?

Forgot password?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Log in

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.