Son Haberler
Anasayfa » Ejderha Mızrağı » Yüceefendiler ve Takipçileri

Yüceefendiler ve Takipçileri

dragonlancelogo

Yüceefendi Kitiara Uth Matar
Kitiara, paralı asker Gregor Uth Matar ve Solace’lı Rosamun’un kızlarıdır. Küçük yaşlardayken kendisini bir idol olarak gördüğü babasının, bir yolculuk için ayrıldığını ve bir daha hiç geri dönmediğini öğrenmiş ve durum onu derinden etkilemiştir. Ergenlik çağlarında üvey kardeşleri olan Caramon ve Raistlin’i yetiştirmiş ve daha sonra da babasının izini bulmak için yola çıkmıştır. Yaşadığı maceralar onu bir paralı asker çetesinin içine itmiştir. Burada dövüşün tadını almış ve paralı askerlerin nasıl yaşadıklarını öğrenmiştir. Döndükten sonra bir süreliğine Yolarkadaşlarıyla birlikte yolculuk ve bu sırada talihsizlikler karşılaşmıştır. Bu arada Tanis Yarımelf’e aşık olmuş ve fırtınalı bir ilişki yaşamaya başlamıştır. Beş sene sonra buluşmak için ayrıldıklarında Solace’dan Sturm Brightblade ile ayrılmıştır. Yolculuk sırasında onu iğfal etmiş ve ondan Steel Brightblade adlı bir çocuk yapmıştır. Sturm’un bunu asla bilmemesini sağlamış ve bebeği Sara Dunstan adlı bir çocuk bakıcısına bırakmıştır. Kit, Ariakas ile karşılaşmış ve gücün ve ele geçirmenin heycanına kapılarak onun ordusuna katılmıştır. Kitiara onun ordusunda bir savaşçı olarak başlamıştır ama kısa bir süre sonra da Mavi Ejderhaordusu’nun başına geçmiştir. Bu sırada kendisine oldukça sadık olan Skie ise onun binek hayvanı olmuştur. Savaş yıllarında, Kit ‘Mavi Lady’ olarak bilindi. Daima kendisini, kurduğu iyi savaş taktikleriyle ve Ariakas’dan sonraki en güçlü Yüceefendi olmasıyla, gösterdi. Kendi saflarındaki Skie ve Lord Soth gibi güçlü müttefikler sayesinde yenilmez biri gibi görünüyordu. Ejderhaorduları, Aktaş güçleri tarafından Neraka tapınağında bozguna uğratıldığı sırada Kitiara kaçabilecek tek Yüceefendi konumundaydı ve öyle de yaptı. Daha sonra kurtulmayı başaran askerleri kendi emri altına birleştirdi ve onları iki senede güçlendirdi. Daha sonra bu ordularla Palanthas’a doğru harekete geçti ve bu sayede ‘Mavi Lady Savaşı’ başladı. Ordusu Palanthas’ın içlerine kadar sokulabildi ve bu sayede, kardeşi Raistlin’in Takhisis’i yenmesine yardım etmek amacıyla, Kit de Palanthas Kulesi’ne girdi. Kuledeki son savaş sırasında, Dalamar Kitiara’yı öldürmüş ve Soth da onun ruhunu elegeçirmiştir. Fakat yine de ruhu serbest kalabilmiş ve Gray’ın içine kaçmıştır. Skie ise uzun bir süre boyunca sahibi Kitiara’yı aramış fakat onu asla bulamamıştır. İkisi de kendilerine, şu anda ruhu sisler arasında kaybolmuş olan “Karanlık Hanım”ın sahip çıkacağını ümit etmektedirler.

Baş Yüceefendi Duulket Ariakas
Ariakas Khur’un zalim topraklarında büyümüş ve genç yaşlarındayken savaşçılık yeteneğini paralı asker olarak kullanmıştır. Sanction’a doğru yola çıkmadan önce, yakınlardaki Blode bölgesinde yaşayan komşu ogrelere karşı, Khur’un savaşlordları adına, birçok savaş vermiştir. Sanction’da kısa bir süre sonra Takhisis’i keşfetmiş ve savaşçılık kariyerini onun yanında devam ettirmiş ve arzulu bir şekilde Ona ibadet tapmaya başlamıştır. Verminaard’ın ölümünden sonra Ariakas, Onun seçilmiş rahibi ve en sevdiği uşağı olmuştur. Bu sayede de Kırmızı Ejderhaordusu’nun başına geçmiştir. Ordusuyla birlikte başarıdan başarıya koşmuş Ariakas kısa sürede Abanasinia, Qualinesti, Sanction ve Tarsis bölgelerini hakimiyeti altına almıştır. Mükemmel bir savaşçı ve imanı güçlü bir rahip olan Ariakas ayrıca Ejderha İmparatorluğu’nun İmparatoru oldu ve diğer karanlık tanrılardan da ilgi görmeye başladı. Bu sırada Zeboim onu ziyeret etti ve avatar şekliyle onunla ilişkiye girdi. Ariakas’ın Zeboim’den, daha sonraları oldukça güçlü bir savaşçı olacak olan bir çocuğu oldu: Ariakan. Ariakas nerdeyse Takhisis’i dünyaya getirmeyi başaracaktı, fakat planları Raistlin Majere ve Tanis Yarımelf yüzünden bozuldu. Tanis’in takdim töreninde Raistlin Ariakan’ın üzerindeki koruma büyülerini kaldırmış ve bu fırsattan yararlanan Tanis de Ariakan’ı öldürmüş ve Güç Tacı’nı almıştır. Bu sırada ejderhaorduları büyük bir kargaşa içine girmiş ve Takhisis’in de Krynn’e gelme planları suya düşmüştür. Kısacası Ariakas’ın ölümüyle birlikte, kötülük bir kez daha yenilmiştir.

Niduslu Yüceefendi Verminaard
Verminaard, karanlık topraklar olan Taman Busuk’daki Nidus adlı şehirde büyümüştür. Çocukluk yılları, zalim bir babanın istenmeyen çocuğu olarak, hayatta kalmak için yaptığı çabalardan ibarettir. Verminaard babasının baskısı altında güçlendi ve sonunda kardeşi Aglaca’nın yanında güçlü bir savaşçı olabildi. Fakat Aglaca ışığın yolunu izlerken, Verminaard karanlığınkini seçti. Bir büyücü olan Cerestes tarafından yönetilmeye başlandı. Cerestes aslen Köz’ün kendisidir. Verminaard daha sonradan kendisinin Takhisis’le doğrudan iletişime girmesini sağlayan büyülü topuz Geceçöktüren’e sahip olmuştur. Bundan kısa bir süre sonra da babasının yerine geçerek Nidus Lordu olmuştur ve Köz’ün kardeşini öldürmesine yardım etmiştir. Verminaard daha sonra Nidus’dan yeni dostu Köz ile birlikte ayrılmıştır. Köz, Takhisis’den, bu söz veren savaşçıya, ona göz kulak olması ve onun karanlık yolda ilerlerken karşısına çıkan engelleri daha rahat geçebilmesi için gönderilmiştir. Verminaard kısa sürede Takhisis’in Dördüncü Çağ’daki en yüksek rutbeli rahibi olmuştur. Takhisis’in ana güçlerinden biri olmak için yine Takhisis’in emri altındaki Ariakas’ın ordusuna katıldı. Daha sonra da Verminaard, Kırmızı Ejderhaordusu’nun ve Pax Thaskas madenlerinin yönetimini ele geçirdi. Ordusu, geçtiği her yeri yıkıyor ve madenlere esirler kazandırıyordu. Verminaard için ne yazık ki bu pek uzun sürmedi çünkü bir süre sonra Mızrak Kahramanları madenlerin içine gizlice girmiş ve mahkumları ve deli olan kırmızı ejderha Alvepüsküren’i serbest bırakmışlardır. Alevpüsküren Köz’e saldırmış ve Verminaard’ı korunmasız bırakmıştır. Bunun sonucunda Mızrak Kahramanları’yla karşılıklı dövüşmek zorunda kalmış ve kendisinden sayıca üstün düşmanları karşısında yenik düşmüştür. Güçlü fatih burada düşmüş ve ordusu da dağılarak başka ejderhaordularına katılmışlardır.

Yüceefendi Seçkinamir Toede
Toede, ne zaman kaçması gerektiğini bilerek ve kendinden üst rutbeliler ölürken o hayatta kalmayı başararak rütbe kazanmış korkak bir hobgoblindir. Verminaard’la müttefik olmuş ve Yüceefendi’nin buyruğu altında küçük bir yönetme hakkı kazanmıştır. Hayatta kalma içgüdüsüyle ve bol şansla rütbesini subaylığa kadar yükseltebilmiş ve kısa bir süre sonra da kendisini Balifor’a saldırırken bulmuştur. Verminaard ve Feal-Thas’ın ölümleriyle, ejderhaorduları Yüceefendi’siz kalmaya başladılar ve acilen de birine ihtiyaçları vardı. Ariakas hızla Toede’yi bu mevkiye çıkardı ve onu en güçsüz ordunun, Beyaz Ejderhaordusu’nun başına getirdi. Toede burada beceriksiz bir subay olduğunu kanıtladı ve ilk tehlike sinyalinde ordusunu bırakıp kaçtı. Balifor’daki bir av gezisi sırasında, Toede birkaç kender yakalamıştır. Daha sonra kenderler hobgoblin’i bir yeşil ejderhanın ininde oyuna getirmiş ve Toede’nin ölmesine neden olmuşlardır. Bu dönek korkağın anısına birkaç ufak yas töreninden sonra yerine bir altındaki Groag Balifor’un kontrolünü ele almıştır. Altı ay sonra, Cehennem’in iki abishai’sinin girdikleri bir bahsin sayesinde Toede yeniden canlanmıştır. Toede Goodlund/Balifor bölgesinin başkenti Flotsam’a geri dönmüş ve kendi ejderan danışmanı Gildentongue’yi öldürmüştür. Ayrıca birkaç kaza sonucu, binek ejderhası dönek Hopsloth’u da öldürmüş ve eski düşmanı kender Kronin Thistleknot’u Floatsam’daki bir necromancerdan ve onun undead sürüsünden kurtararak ona yardım etmiştir. Takhisis’in teğmeni, Toede’nin şerefin ne olduğunu öğrendiğini kabul etmiş ve Floatsam’a yapılan saldırıda onun yaşamasına izin vermiştir. Yine de etrafta bu hobgoblinin gerçek Toede olmadığına dair süpekülasyonlar vardır fakat gerçekten de o Toede’nin kendisidir. Toede, Kaos Savaşı sıralarında tekrar ortadan kaybolmuştur ve öldü sanılmıştır. Muhtemelen Cehennem’de kârlı yeni bir hayata başlamıştır.

Bakaris
Bakaris, Mavi Ejderhaordusu’ndayken Kitiara Uth Matar’ın subayı (ve sevgilisi) idi. Altın General tarafından yakalanmış, fakat Kitara’nın Tanis’in ölüyor olduğunu söylediği bir hile tarafından tekrar serbest bırakılmıştır. Altın General ve arkadaşları Flint Fireforge ve Tasslehoff Burrfoot, Kitiara’nın Tanis ile Bakaris’i değiştirmek için yaptıkları buluşmada, Bakaris şansını kullanarak olayı yine kendi tarafına çevirmiştir. Kendisini tekrar silahlanmış bulduğunda, Kit’in ajanına sorunlarla ilgileneceğini söylemiştir. Dargaard Kalesi yolunda, genç elf kızına zorla sahip olmak istemiş, fakat kişisel planları Tasslehoff’un Tavşanbiçer’le onu arkadan bıçaklaması sonucu suya düşmüştür.

Teokrat Hederick
Teokrat, Mızrak Savaşı’ndan hemen önce Solace’da yüce Arayan rahibi olan biridir. Hederick, işlerini bozdukları için Yol arkadaşlarının yakalatılmasını istemişti. Daha sonraları Thorbardin’deki hakemler konseyine katıldı. Bu olaydan bir süre sonra da öldüğü söylenmektedir.

Yücebulp Phudge I
Phudge I, lağım cücelerinin arasından çıkabilecek bir kralın somut örneğidir: korkak, çirkin ve fesat. Phudge, Xak Tsaroth’da Yol arkadaşlarının hazinesini çalacağını düşünerek siyah ejderha Onyx’e onların geldiği haberini vermişti.

Gakhan
Gakhan Karanlık Lady’nin casusu olarak bilinmekteydi. Ayrıca, mavi kristal asanın ilk önce Que-Shu’ya sonra da Solace’a gittiği izini süren bir ejderandır. Onu alanları kaçırdığını anladıktan sonra, Asa’yı sahiplenenlerin eşgallerini anlatmak için Kitiara’ya geri dönmüştür. Kendisi ayrıca Kitiara ile birlikte Tuzlumeltem Hanı’nda kalan Tanis Yarımelf’i üç gün boyunca (ya da daha doğrusu geceleri) izlemiş ve onu hep takip etmiştir. Caramon, Tika, Tasslehoff ve Berem (ayrıca Hepadam olarak da bilinir) Neraka’da yakalandıklarında, Gakhan, Berem’in Yeşil Ziynetli Adam olduğunu ortaya çıkartmış ve onu Karanlık Lady’ye götürmeye çalışmıştır. Berem bu sırada çılgına dönmüş ve Gakhan’a çıplak elleriyle saldırarak onu öldürmüştür.

Yüceefendi Feal-Thas
Feal-Thas güzelliklerle dolu Silvanesti şehrinde, iyilik güçlerinin arasında büyümüştür. Fakat çevresindekiler kalbini kötülüğün karası sarmış olanlara kötü gözle bakıryorlardı. Bu yüzden kısa bir süre sonra yurdundan ayrılmış ve büyüsünü geliştirmiş ve dövüş yeteneklerini arttırmıştır. Feal-Thas yolculukları sırasında Ariakas ile karşılaşmış ve eğer kendisine katılırsa zenginliğe ve güce kavuşacağı vaatlerini almıştır. Feal-Thas hevesli bir şekilde kabul etmiş ve Beyaz Ejderhaordusu’nun kumandanı olmakla ödüllendirilmiştir. Kara elf daha sonra Buzduvarı Kalesi’ni ele geçirmiş ve burayı kendi kalesi haline getirmiştir. Güçleri kuzeyde Solamniya Şövalyelerine saldırırlarken, küçük bir maceracı grup kale savunmalarını aşmıştır. Bu güçlere karşı Verminaard gibi karşılıklı dövüşerek karşı çıkmaya çalışmış fakat sonu da onunki gibi olmuştur. Bu yenilgiden sonra geride kalan orduları istekli hobgoblin savaşçı Toede’ye verilmiştir.

Yüceefendi Lucien
Lucien, Takar bölgesinde büyümüştür. Acımasız ve kurnaz bir savaşçı olduğundan Ariakas’la kolayca müttefik olabilmiş ve güce ancak bu şekilde ulaşabileceğini anlamıştır. Lucien, Ariakas’ın kanatları altında güce doğru yükselmiş ve kendisinden daha iyi olanları öldürerek liderliği ele geçirmiştir. Kısa sürede Lucien kendisini Yeşil Ejderhaordusu’nu yönetirken bulmuş ve Zhakar, Blode, Doğu Tarsis ve Buzduvarı Buzulu’na hükmetmiştir. Dikkatli ve iyi planlanmış saldırıları Aktaş güçleri karşısında yıkıcı bir güç olduğunun kanıtıdır. Ama yine de, Neraka’da yapılan son savaşta, Yeşil Ejderhaordusu iyiliğin güçleri tarafından yenildiğinde Lucien hayatını kaybetmiştir.

Yüceefendi Maldeev
Maldeev, ejderhaordularına ilk kuruldukları zamanda beri hizmet eden bir komutandır. Neraka’da yaptığı hizmetin ilk yıllarında, Takhisis tarafından tapınağa çağrılmıştır. Tanrıça onu Siyah Ejderhaordusu’nu kurması ve diğer Ejderha Yüceefendileri gibi yönetmesi için yönlendirmiştir. Maldeev ordusunu, Khur’un kuzeyindeki Orgediyarı’nın derinliklerindeki Salimsha Kulesi’nde kumuştur. Janet adlı bir ejderhayı kendisine binek hayvanı olarak seçmiş ve Siyah Kanat’ın yönetimine geçmiştir. Solamniya güçleriyle Lamesh üzerinde yapılan sayısız savaş sonrasında Maldeev’in ejderhası Jahet ölürken üzerindeki efendisini düşürmüş ve Yüceefendi son anda başka bir siyah ejderha olan Khisanth tarafından kurtarılmıştır. Bu olaydan sonra Maldeev ve Khisanth arkadaş olmuşlardır. Khisanth daha sonra Jahet’in ölümünden bu yüceefendinin sorumlu olduğunu anlamıştır. Arkadaşının ölmesine sinirlenen siyah ejderha Maldeev’i öldürmüştür. Maldeev’in kariyeri, Mızrak Savaşı henüz başlamadan birkaç yıl önce bitmiştir ve yerine komutaya bir alt rütbesindeki Salah-Kahn geçmiştir.

Yüceefendi Merinsaard
Merinsaard, Phair Caron gibi, ilk Yüceefendi olarak çalışmaya başlayanlardan biridir. Kariyeri çok, çok kısadır ve savaşın başlarını bile görememiştir. Merinsaard Mavi Ejderhaordusu’nu yönetmiş ve güçleri de bazı pek aktif olmayan Solamniya bölgelerine, Brightblade Kalesi’nin bulunduğu bölgeye, yerleşmişlerdir. Savaş patlak vermeden birkaç yıl önceyse Sturm ailesini aramak amacıyla Kitiara Uth Matar ile yolculuk etmiştir. İşte bu sırada Sturm bu kaleye ulaşmış ve babasını Merinsaard’ın öldürdüğüne inanarak ona meydan okumuştur. Merinsaard hevesle bu genç savaşçıyla dövüşmüş ve nerdeyse de onu öldürmüştür; fakat Kitiara Merinsaard’ın daha fazla ilerlemesini durdurmuştur. Kendisi daha sonra Sturm’e izini kaybettirerek geri dönmüş ve bu ejderhaordusuna katılmıştır.

Yüceefendi Phair Caron
Phair Caron seçilen ilk yüceefendilerden biridir ve Kırmızı Ejderhaordusu’nun ilk kumandanıdır. Korkusuz ejderha Kan Mücevheri’ni kullanmıştır ve ordusunu da Silvanesti elflerinin üzerine sürmüştür. Bu savaşlar sırasında öldürülmüş ve yerine gelmiş geçmiş en güçlü yüceefendi kendi mevkisine yükseldiğinde de adı unutulup gitmiştir. Nadir olan bayan yüceefendilerden biridir.

Yüceefendi Salah-Kahn
Salah-Kahn, savaşın çok başlarında Ariakas’la müttefik olan kurnaz ve oldukça bireysel bir yüceefendidir. İlk olarak Siyah Ejderha Yüceefendisi Maldeev’in bir alt rütbelerinde görev yapmış ve yavaş yavaş da rütbe yükselmiştir. Son olarak da Salah-Kahn Siyah Kanat’ın kontrolünü ele geçirmiş ve bir Yüceefendi olmuştur. Salah-Kahn, siyah ejderhalardan saygı gören kurnaz bir taktikçi ve acımasız bir savaşçıdır. Salah-Kahn ejderhasıyla birlikte Neraka üzerinde savaşırlarken ölmüştür.

 
Yazan: Arda Çakır
Büyücüler
Mızrak Kahramanları