Son Haberler
Anasayfa » FRPNET Edebiyat » Orhan Duru – Sait Faik Ödüllü Bir Bilimkurgu Ustası

Orhan Duru – Sait Faik Ödüllü Bir Bilimkurgu Ustası

orhan-duru-bilimkurgu-banner

Tanzimat Dönemi’nde batı edebiyatıyla tanışan bir ülke olarak hâlen pek çok türü ve konuyu yenilikçi kabul ettiğimizi söyleyebiliriz. Bunlardan birisi de bilimkurgu edebiyatı. Ancak bilimkurgu terimini dilimize kazandırmakla kalmayıp bilimkurgu türünde hikayeler yazmış Sait Faik Hikâye Ödüllü bir öykücümüz bulunmakta: Orhan Duru

18 Aralık 1933 doğumlu Orhan Duru, veterinerlik mezunu olsa da dönemin siyasi sıkıntıları sebebiyle kendisini bir anda gazetecilikte bulmuş bir isim. Çeşitli gazetelerde çalıştıktan sonra ise ilk özel televizyonumuz olan Star TV’de (O dönem ismi Interstar idi.) haber müdürlüğü görevini üstlendi. 25 Ocak 2009’da vefat etmiş ünlü gazetecimiz, yazarımız science fiction sözcüğünü Türkçe’ye bilimkurgu olarak çevirmekle kalmamış, öykülerinde kullanmıştır da. Bu kelime ardından TDK’nin de kabulü ile resmi olarak kabul edilmiştir.

orhan-duru

Tanzimat Dönemi’nde batı edebiyatı ile tanışmamız, Batı’ya okumak için giden Türk öğrenciler sayesinde olduğu için onların yazdığı romanlarda bilimsel bir atmosferi yakalamak mümkündü. Özellikle Ahmet Mithat Efendi’nin eserlerinde -tıpkı Herman Melville’in Moby Dick’te yaptığı gibi- romanı bölüp sürekli dönemin bilimsel gelişmeleriyle ilgili bilgiler vermesi ile bilimsel terimlerle bezeli bir roman anlayışı ile edebiyatımızı sürdürsek de gerçek anlamda bir bilimkurgu eseri için 100 yıl beklememiz ve Orhan Duru’ya kavuşmamız gerekti.

Duru, bilimkurgunun sadece fantastik bir algı içinde değil, aynı zamanda toplumsal içerikli olmasına da özen göstermiştir. Böylesi öyküleri oluştururken mizahi ve ironik üslup da yerini alır. Bazen salt bilimkurgu öyküsü oluşturan Duru, bazen de bu türün sadece kimi olanaklarından yararlanır.

orhan-duru

Harita adlı öyküsünden:

“Yaratık, uzantısıyla dokununca, aydınlandı karşısındaki ekranlardan biri. Şimdi üçüncü gezegenin yüzeyini görebiliyordu ayrıntılı biçimde. Daha iyi görebilmek için iyice büyüttü görüntüyü, düğmelerle oynayarak. Alışılmışın dışında bir gezegendi bu. Atmosferi oksijen yüklüydü en başta. Gezegenin yüzeyinin büyük bir bölümü sularla kaplıydı, dağınık kara parçaları arasında. Uzay’ın her bölümünde bulunabilirdi su, ama bu kadar çok suyu bir arada görmemişti yaşamı boyunca, yaratık. Amonyak denizleri, sıvı hidrojen gölleri olağan görüntülerdi başka yıldız sistemlerinde.” (s.304)

Ünlü yazarımızı ölüm yıldönümünde bir kez daha saygıyla anıyoruz.

Batman ve Superman, THY ile Uçacak!
Warcraft Filminden İlk Televizyon Reklamı Geldi