Son Haberler
Anasayfa » FRPNET Edebiyat » Murat K. Beşiroğlu’ndan Yeni Bilimkurgu Romanı – Bir Zaman Gezgininin Anıları

Murat K. Beşiroğlu’ndan Yeni Bilimkurgu Romanı – Bir Zaman Gezgininin Anıları

Ogox, Aşk Algoritması, Rüya Sanatçısı kitaplarının yazarı Murat K. Beşiroğlu’nun son romanı Bir Zaman Gezgininin Anıları, Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık‘tan çıktı.

Zaman yolculuğu temasının politik bir kurgu çerçevesinde ele alındığı Bir Zaman Gezgininin Anıları, 22. yüzyılda geçiyor.

“Zamanda yolculuk mümkün hale gelmiş olmakla birlikte ilgili teknolojiler henüz çocukluk çağındadır. Yine de yirmi yıl gibi kısa bir zaman diliminde zaman makinesi, zaman tüneli, geçmiş görüntüleyici, zaman radyosu gibi cihazların altyapısını oluşturan teknolojiler geliştirilmiştir. ‘Zaman duvarı’ nedeniyle henüz yaşanmamış olan zamanlara yolculuk etmek imkânsız olsa da, güncel zamandan geçmişe gidip geri gelmek mümkün olmaktadır.

Geçmişte gerçekleştirilen değişiklikler zaman paradoksu yaratmaksızın güncel zamanda olup bitenlerin değişmesine yol açmaktadır. Dünya’da politik bir birlik sağlamış olan Merkezi Federasyon geçerliliği şüpheli gerekçeler eşliğinde zaman teknolojilerinin halka açılmasını engellemektedir.

Kariyeri boyunca birçok zaman teknolojisi projesinde görev almış olan Demir Durusoy bu duruma isyan eder ve geçmişe izinsiz bir seyahat gerçekleştirir. Annesine hayata geri döndürerek olumlu bir örnek yaratmak amacıyla yaptığı bu yolculuk sırasında bir kanun kaçağı durumuna düşer ve Birleşik Haberalma Teşkilatı ile arasında bir kedi fare oyunu başlar.

22. yüzyılda Dünya’da görece bir refah ortamı vardır, buna rağmen gelir adaletsizliği ve ayrımcılık sürmektedir. Dünya’nın alçak yörüngesindeki Petra silindir şehrinde yaşayan ultra zenginler gelir adaletsizliğinin sembolü haline gelmiş durumdadırlar. Kadınlar, eşcinseller,
azınlıklar gibi ayrımcılığa uğrayan geleneksel gruplara yapay zekâlı varlıklar ve zihinleri sanal ortama yüklenmiş insanlar da katılmıştır. Yapay zekâlı android ve jinoidler, Dünya’da maruz kaldıkları kötü muameleler yüzünden 2070’li yıllara Mars’da bağımsız bir cumhuriyet
kurmuş, zihinleri bilgisayara yüklenmiş sanal insanlar ise Venüs atmosferinde kurulan özerk Von Neumann balon kentine sürgün edilmişlerdir. Böyle bir siyasi ortamda Güneş Sistemi genelinde patlak veren finansal kriz Petra oligarşisinin desteklediği Merkezi Federasyonu zor durumda bırakacaktır.

İnsanlığın Güneş sistemine yayılmasına koşut olarak gelişmiş ultra gerçekçi sanal dünyalar oluşur. Sanal edebiyat şehri Litera, finans adası Fineral ve sinema evreni Holofix Dünya’daki başlıca sanal dünyalardır. Muhalifler, özgürce haberleşebilmek için iletişimin takip edilmesinin mümkün olmadığı bu ortamları kullanmaktadırlar.

Bir Zaman Gezgininin Anıları‘nda Demir Durusoy’un zamanda ve mekânda durmaksızın gerçekleştirdiği seyahatler eşliğinde zaman yolculuğunu konu alan birçok esere benzer biçimde ‘insan kaderine karşı koyabilir mi?’ teması işleniyor. Ayrıca, Demir Durusoy’un muhalif anarşist lider Dorothy’yle ilişkisi bağlamında işlenen ‘aşkta ısrar etmek anlamlı mıdır?’ teması da romanda önemli bir yer tutuyor.

Hannah’nın silueti karşı kanepede belirdiğinde kalbim yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladı. Görüntüsü dolgunlaşıp doğal bir hal aldı; o kadar gerçek görünüyordu ki yıllar önce ölmüş olduğunu bilmesem karşımdakinin kanlı canlı bir insan olduğuna yemin edebilirdim.
Hannah sadelik yanlısı bir insandı, bu tavrının nedenini soranlara güneş sisteminin yeterince karmaşık ve kalabalık olduğunu söylerdi. Dalgalı saçları geniş anlını açıkta bırakacak biçimde geriye taranmıştı. Makyajsız yüzünde mavi gözleri hayranlık uyandıran bir yumuşaklık hissi yaratarak parıldıyordu.

2063 yılında, henüz 27 yaşındayken hayatını kaybetmiş olan Hannah Philopolis üzerinden danışmanlık alınabilecek beş filozoftan biriydi. Aristoteles, Hegel, Marx ve Nietzsche’den farklı olarak 21. yüzyılda yaşamıştı ve çağımızın ruhunu kavramış bir filozof olarak tanınıyordu.

“Hoş geldiniz, varlığımı ilginizle canlandırdığınız için teşekkür ederim,” dedi Hannah. Dudaklarında muzip bir gülümseme, gözlerinde lirik bir şairin dalgınlığı vardı. “Ruhunuzun ışığıyla yolumu aydınlatacağınız için asıl ben teşekkür ederim,” diye cevap verdim.

Hannah galiba yanıtımdan hoşlanmıştı; yanakları pembeleşmiş ve gözlerinin içi gülmeye başlamıştı. Yüzünde, taşrada sakin bir hayat yaşarken, büyük şehirden gelen insanların ilgisine mazhar olmuş bir genç kızın coşkusu vardı. Oturduğu kanepede sırtını hafifçe dikleştirerek “Size nasıl yardımcı olabilirim?” diye sordu.

“Yasaklar yüzünden geçmişe gidip annemi ölümden kurtaramıyorum. Yine yasaklar yüzünden zaman teknolojileri konusundaki uzmanlığım da beş para etmiyor.”

“İç içe geçmiş gerçeklikler, simülasyon dünyalar, zamanlar arası ilişkiler ve yapay bilinçler. Benimle görüşmeyi istediğinize göre felsefi evrenimi tanıyor olmalısınız,” dedi Hannah.

Bir Zaman Gezginin Anıları romanında Murat K. Beşiroğlu, önceki eserlerinde yarattığı kurgusal evrenlerden de yararlanarak kişisel bir ‘geleceğin tarihi’ oluşturma yoluna girmiş. Romanda özellikle yapay zekâlı varlıkların insanlarla eşit haklara sahip olma mücadelesini konu aldığı Ogox romanında yaşanan olaylara yapılan çok sayıda gönderme bulunuyor.

İlginizi Çekebilir  Gotik Edebiyatın Klasik Örneği "Vathek" Geliyor

İyi okumalar.