Son Haberler
Anasayfa » FRPNET Edebiyat » Fahrenheit 451, Devlet Sansürü Hakkında Değil!

Fahrenheit 451, Devlet Sansürü Hakkında Değil!

Ray Bradbury‘nin Fahrenheit 451′ini okumamış olanlarımız bile kitabın devlet sansürüne karşı sert eleştiriler üzerine kurulu olduğunu bilir, ya da en azından bildiğimizi sanırız. Kaldı ki, ana karakterin, Amerika’nın yasakladığı kitaplardan geriye kalan gizli nüshalarını yakarak hayatını kazandığı bir distopya geleceği öyküsünden başka ne bekleyebilirsiniz ki?

Ancak görünüşe göre Bradbury’nin kitabı ile ilgili hakkında bambaşka fikirler varmış. Hayatının son yıllarını da bu son derece yaygın ancak yanlış yorumları düzeltmekle geçirmiş.

“Fahrenheit 451 -kesin bir dille ifade ediyor- devlet sansürü hakkında bir hikaye değil. Açtığı soruşturmalarla binlerce yaratıcı zihne korku ve baskı aşılamaya çalışan Senatör Joseph McCarthy’ye de bir cevap da değil.” Bradbury, bunun yerine 1953 yılında yayımlanan romanını “televizyonun insanların edebiyat algısını nasıl mahvettiğine dair bir hikaye” olarak tanımlıyor. “İnsanların televizyon karşısında nasıl aptallara dönüştükleri hakkında,” diyerek de ekleme yapıyor. Los Angeles Weekly’den Amy E. Boyle Johnson’ın 2007’de yayımladığı bir makele ile ortaya çıkan bu tartışma, Johnson’ın Bradbury alıntısıyla devam ediyor: “Televizyon size Napoleon’un yaptığı şeylerin tarihlerini verir; onun kim olduğunu söylemez. Televizyon işe yaramaz açıklamalar sunar; bilgi değil. Size o kadar çok işe yaramaz bilgi sunar ki çok şey bildiğinizi zannedersiniz.”

Ray Bradbury, radyodan da hoşlanmazdı: Fahrenheit 451’den 2 yıl önce, meslektaşı olan ve ülkemizde Ben Efsane kitabıyla tanınan Richard Matheson‘a bir mektup yazmıştı. Mektupta radyonun, “büyük bir sorun haline gelen dikkat eksikliğimizden” sorumlu olduğunu belirten Bradbury, “ben de dahil herkesin sonrasında okuduğuna dönüp odaklanabilmesini zorlaştırıyor,” diyerek mektubunu bitiriyor. Ray Bradbury radyo ve televizyon gibi aygıtların ardından toplumun edebiyata ve okumaya karşı bakış açısındaki olumsuz değişimi fark etmişti; toplum, okumayı terk etmeye başlamıştı. Kitabında öngördüğü gibi bu durum için insanları suçluyordu.

Bram Stoker'ın Akrabasından Dracula'nın Öncesini Anlatan Film Yolda
Palyaçolar Stephen King Yüzünden İşsiz Kaldı