Son Haberler
Anasayfa » FRPNET Edebiyat » Brandon Sanderson’dan Lejyon Serisi Raflarda

Brandon Sanderson’dan Lejyon Serisi Raflarda

Yeni neslin en iyi fantastik kalemlerinden Brandon Sanderson‘ın ilk olarak 2011 yılında Fransa’dan ABD’ye dönerken uçakta kaleme aldığı kısa romanı daha sonra bir seriye dönüştü. Lejyon serisi, yazarın başarılı kitapları arasında yerini alırken şimdi bu seri Akılçelen Kitaplar etiketiyle dilimize kazandırıldı.

Stephen Leeds isimli akıl sağlığı düzgün olmayan bir karakterin bilimkurgu türündeki macerasının anlatıldığı Lejyon serisinin ilk iki kitabı aynı anda yayınlandı. 2013 yılında Lionsgate tarafından televizyon dizisi hakları da alınan eserin dizi aşaması, Marvel’ın aynı isimli bir dizi çalışması nedeniyle şimdilik süresiz olarak askıya alındı ama her an Lejyon dizisiyle karşılaşabiliriz.

Kitapların arka kapak yazısı şöyle;

Lejyon

Sıra dışı zihinsel rahatsızlığı nedeniyle farklı farklı kişilikler geliştirebilen adam: Stephen Leeds ya da herkesin onu tanıdığı ismiyle Lejyon. Ortaya çıkardığı kişilikler, daha doğrusu halüsinasyonları pek çok alanda dudak uçuklatan yeteneklere ve bilgiye sahip olmakla kalmıyor, karşı karşıya kaldığı farklı gizemleri gün yüzüne çıkarması için Lejyon’a yardım ediyorlar. Üstelik birbirlerinden haberdarlar ve bazıları da kendisinin bir halüsinasyon olduğunu biliyor.

Stephen Leeds ve halüsinasyonları, insanlık tarihini kökten bir şekilde değiştirip günümüz toplum yapısını derinden sarsabilecek bir icadın, çok özel bir fotoğraf makinesinin ve bu makinenin mucidi Balubal Razon’un peşinde.

Kuzey Amerika’da başlayan hikâye soluksuz bir şekilde Kudüs’e uzanırken, New York Times Çok Satanlar Listesi’nin gediklilerinden Brandon Sanderson bir dizi kritik konuya değinecek ve zaman, zamanın doğası, politika ve inançlar arasındaki oynak denge gibi konularda akıl yürütmenize önayak olacak.

Türkçe çevirisi Deniz Evliyagil’e ait olan 88 sayfalık kısa roman raflarda yerini aldı.

Lejyon #2 – Kayıp Cesedin Peşinde

Stephen Leeds ve halüsinasyonları, bu sefer çalınmış bir cesedin peşinde. Önemli olan ceset değil cesedin bildikleri; çünkü bir zamanlar görev yaptığı biyoteknoloji firmasının yetkilileri, ölmeden önce bazı çok gizli bilgileri DNA’sına kodlamış olduğu görüşünde. Bu çok gizli bilgiler yanlış ellere geçecek olursa, olaylar hiç beklenmedik şekilde gelişebilir.

Bu arada, Stephen’in halüsinasyonlarıyla kurduğu ve hassas dengelere oturan ilişki de her geçen an dengesini biraz daha kaybediyor gibi görünüyor. Lejyon, bir önceki vakada nasıl olup da halüsinasyonlarıdan birinin elindeki silahı ateşlediğini hâlâ tam anlamıyla çözebilmiş değil ve halüsinasyonlardan bazıları, Stephen’in kafasında kaç kişiliğe uygun yer olduğu konusunda epey kesin fikirlere sahipler.

Acaba Stephen kendini bir arada tutmayı daha ne kadar sürdürebilecek?

Yine çevirisi Deniz Evliyagil’e ait olan bu kitap toplamda 200 sayfadan oluşuyor. Stephan Leeds’in macerası devam ediyor. Serinin üçüncü kitabı Beholder’ın Yalanları (Lies of the Beholder) kitabının da Eylül 2018’de yayınlanması planlanıyor.

Şimdiden herkese iyi okumalar.

Slender Man Filminden İlk Fragman
Game of Thrones 8. Sezon Yayın Tarihi Açıklandı